Ege Denizi son dönemde bazıları Türkiye'den hissedilen farklı depremlerle gündeme geliyor. En son 3 Haziran'da önce Marmaris, ardından Datça açıklarında sırasıyla 5,8 ve 5 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Marmaris depreminde Muğla'da çok sayıda kişi yüksekten atlayarak bulunduğu binalardan kaçmaya çalıştı. İl genelinde bir kişinin panik atak nedeniyle öldüğü, 75 kişinin yaralandığı açıklandı. Yapılan tarama çalışmalarının ardından altyapıda herhangi bir hasar olmadığı açıklandı.
Uzmanlar Ege Denizi ve kıyılarının geçmişten bugüne depremler açısından çok aktif olduğunu söylüyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nde Deprem Teknolojileri Enstitüsü'nde Doç Dr. Yasemin Korkusuz Öztürk, "Geçmiş deprem aktivitesine de baktığımız zaman zaten beş - altı bandındaki depremler bu bölgede sürekli meydana geliyor. Birkaç yıl aralıklarla bile" diyor. Ege ve Akdeniz bölgeleri, Afrika levhasının milyonlarca yıldır Avrasya levhasının altına dalması ile etkileniyor.
Tuncay Taymaz, Helen Yayı üzerinde 7,5 büyüklüğünde büyük depremlerin beklendiğini ve tarihi kayıtlara göre büyük depremlerin ve tsunamilerin izlerinin görüldüğünü belirtiyor. 1856 yılında Girit'te meydana gelen yıkıcı bir deprem, 580'den fazla insanın ölümüne ve sekiz bin evin yıkılmasına yol açtı.
Son yıllarda ise, Ege Denizi'nde tsunami riski ile ilgili endişeler artmaktadır. Tuncay Taymaz, 1956 yılında meydana gelen bir depremin son 200 yılın en büyük tsunamisini tetiklediğini ve bu olay sonrası merkez üssüne yakın kıyılarda 5 ila 10 metrelik dalgaların oluştuğunu belirtiyor. Ancak, Türkiye kıyılarında tsunami dalgalarının yüksekliğinin iki metreyi aşmadığı ifade ediliyor.
Taymaz, Ege'deki depremlerin insan yaşamının ve coğrafyanın bir parçası olduğunu, bu nedenle depremlerle birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, deprem güvenliği konusunda eğitimin ve tatbikatların yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.
"Sürekli bu bilinçle yaşamayı öğrenmemiz lazım. Aksi takdirde ne yazık ki insan deprem olduğunda ne yapacağını bilemiyor. Ya camdan aşağı atlıyor ya da panik atak geçiriyor..." diyor. Bu nedenle eğitimlerin ana sınıfından itibaren verilmesi gerektiği ifade ediliyor.





