Eğirdir Gölü'nde, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ile Erciyes Üniversitesi çevre bilimleri uzmanlarının ortak yürüttüğü proje kapsamında, gölün bulanık bir yapıya doğru ilerleme riski taşıdığı belirlendi. Göl, Türkiye'nin en büyük ikinci tatlı su gölü olarak Isparta'da bulunmaktadır.
2024 yılı Aralık ayında başlatılan 'Eğirdir Gölünde Siyanobakteri Düzeylerinin Belirlenmesi ve Kontrol Stratejilerinin Geliştirilmesi Projesi' devam etmektedir. Dr. Meltem Kaçıkoç, Eğirdir Gölü'nde yıllık ortalama su seviyesinin 916,84 metreden 914,50 metreye gerilediğini belirtmiştir.
Eğirdir Gölü, hem ekolojik açıdan hem de Türkiye'nin önemli içme suyu kaynaklarından biri olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. Dr. Kaçıkoç, su seviyesindeki düşüş ve su kalitesindeki bozulmanın içme suyu güvenliğini, tarımsal üretimi ve bölge ekonomisini etkilediğini vurguladı.
Eğirdir Gölü için hazırlanan kapsamlı Göl Eylem Planı, gölün korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından önemli bir yol haritasıdır. Bu plan, ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulmuştur.
Projede, gölün hidrodinamik yapısı, su kalitesindeki zamansal değişimler, besin yükleri ve siyanobakteri gelişimi incelenmektedir. Elde edilen ön bulgular, Eğirdir Gölü'nün makrofit baskın berrak sistemden, fitoplankton ve siyanobakterilerin hakim olduğu bulanık bir yapıya doğru ilerleme riski taşıdığını göstermektedir. Bu durum, hem ekolojik denge hem de gölün içme suyu kaynağı olarak sürdürülebilirliği açısından ciddi tehdit oluşturmaktadır.




