Halk TV
Haber akışına dön

Eğitimde "imece" ruhuyla yeniden doğuş

Eğitimde "imece" ruhuyla yeniden doğuş

Atatürkçe düşünme sistematiğini Köy Enstitüsü felsefesiyle birleştirmek, sadece bir eğitim reformu değil, bir Türkiye kalkınma projesidir. Eğitimde Mükemmellik Dünya Konseyi Genel Direktörü Prof. Dr. Hayal Köksal ile eğitimdeki kalite sorunundan atanamayan öğretmenlere, çözüm yollarını ve onun yeni eğitim modelini konuştuk.

Türkiye’nin eğitim hafızasında derin izler bırakmış, Ortaöğretimden üniversite kürsülerine kadar eğitimin her kademesinde emek vermiş bir isim Prof. Dr. Hayal Köksal. Bugün, eğitimdeki tıkanıklıkları aşmak için Köy Enstitüleri’nin "iş içinde eğitim" felsefesini modern teknolojiyle harmanlayan vizyoner bir model sunuyor.

Türk eğitim sistemindeki en temel mesele, eğitimde fırsat eşitliği ve yeni kuşak yetiştirmede kullanılan değerlerdeki aşınmadır. Otuz yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığım "eğitimde kalite" konusunda, maalesef dünya standartlarının gerisinde kalıyoruz. Bölgeler arası fiziki imkân farklılıkları, sosyoekonomik dezavantajlar ve özellikle kırsaldaki kaynak yetersizliği devasa boyutlara ulaşmış durumda.

PISA sonuçları da gösteriyor ki sadece fiziki değil, niteliksel bir sorunla da karşı karşıyayız. "Sınav odaklı" ve "ezberci" anlayış; düşünen, sorgulayan bireyler yetiştirmemize engel oluyor. Buna bir de okul iklimini olumsuz etkileyen şiddet olaylarını ve öğretmenlerimizin motivasyonunu düşüren belirsizlikleri eklediğimizde, sistemin bir "kaos" noktasına evrildiğini görüyoruz.

Sorunun özü, değişken ve süreklilik arz etmeyen eğitim politikalarımızdır. “Politikalarda uzun vadeli istikrarın güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.” Her ülkenin çağa uygun, ileriye dönük bir "Temel Eğitim Paradigması" olmalıdır.

Köy Enstitüleri, sadece müzelik bir değerli eser değil; "iş içinde, iş için" öğrenme felsefesiyle dünya çapında bir kalite modelidir. Bu felsefe, öğrenciye yalnızca kuramsal bilgi değil; tarımdan sanata, inşaattan müziğe kadar "hayatta kalma ve üretme" becerisi aşılıyordu.

Ezberden kurtulmanın yolu, çocuğu merkeze alan, oyunlaştırma ve problem çözme odaklı yöntemlerden geçer. Ancak iş sadece okulda bitmiyor; aileler ilk eğitimi veren öğretmen kadrosunda yer almalı.

Geleceğin eğitimi; laik, çağdaş, parasız ve mutlaka karma olmalıdır. “Eğitimin bilimsellik, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık ilkeleri temelinde yürütülmesi gerektiğine inanıyorum.”

Son olarak da vurgulamak istediğim en önemli konu şu: “Eğitimi siyaset üstü bir "milli strateji" haline getirmeliyiz!” “Eğitim uzun vadeli ve ortak akılla yürütülmesi gereken bir alandır.” Modelim; laiklik, bilimsellik ve fırsat eşitliği temelinde, devletin denetleyici ve destekleyici olduğu bir yapıyı öngörüyor.

Unutmayalım ki; "Atatürkçe düşünme" sistematiğini Köy Enstitüsü felsefesiyle birleştirmek, sadece bir eğitim reformu değil, bir Türkiye kalkınma projesidir.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
halktv.com.trOkuma görünümü

Eğitimde "imece" ruhuyla yeniden doğuş

Halk TV haberinin tam metni · Pusholder okuma görünümü

Eğitimde "imece" ruhuyla yeniden doğuş

Atatürkçe düşünme sistematiğini Köy Enstitüsü felsefesiyle birleştirmek, sadece bir eğitim reformu değil, bir Türkiye kalkınma projesidir. Eğitimde Mükemmellik Dünya Konseyi Genel Direktörü Prof. Dr. Hayal Köksal ile eğitimdeki kalite sorunundan atanamayan öğretmenlere, çözüm yollarını ve onun yeni eğitim modelini konuştuk.

Türkiye’nin eğitim hafızasında derin izler bırakmış, Ortaöğretimden üniversite kürsülerine kadar eğitimin her kademesinde emek vermiş bir isim Prof. Dr. Hayal Köksal. Bugün, eğitimdeki tıkanıklıkları aşmak için Köy Enstitüleri’nin "iş içinde eğitim" felsefesini modern teknolojiyle harmanlayan vizyoner bir model sunuyor.

Türk eğitim sistemindeki en temel mesele, eğitimde fırsat eşitliği ve yeni kuşak yetiştirmede kullanılan değerlerdeki aşınmadır. Otuz yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığım "eğitimde kalite" konusunda, maalesef dünya standartlarının gerisinde kalıyoruz. Bölgeler arası fiziki imkân farklılıkları, sosyoekonomik dezavantajlar ve özellikle kırsaldaki kaynak yetersizliği devasa boyutlara ulaşmış durumda.

PISA sonuçları da gösteriyor ki sadece fiziki değil, niteliksel bir sorunla da karşı karşıyayız. "Sınav odaklı" ve "ezberci" anlayış; düşünen, sorgulayan bireyler yetiştirmemize engel oluyor. Buna bir de okul iklimini olumsuz etkileyen şiddet olaylarını ve öğretmenlerimizin motivasyonunu düşüren belirsizlikleri eklediğimizde, sistemin bir "kaos" noktasına evrildiğini görüyoruz.

Sorunun özü, değişken ve süreklilik arz etmeyen eğitim politikalarımızdır. “Politikalarda uzun vadeli istikrarın güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.” Her ülkenin çağa uygun, ileriye dönük bir "Temel Eğitim Paradigması" olmalıdır.

Köy Enstitüleri, sadece müzelik bir değerli eser değil; "iş içinde, iş için" öğrenme felsefesiyle dünya çapında bir kalite modelidir. Bu felsefe, öğrenciye yalnızca kuramsal bilgi değil; tarımdan sanata, inşaattan müziğe kadar "hayatta kalma ve üretme" becerisi aşılıyordu.

Ezberden kurtulmanın yolu, çocuğu merkeze alan, oyunlaştırma ve problem çözme odaklı yöntemlerden geçer. Ancak iş sadece okulda bitmiyor; aileler ilk eğitimi veren öğretmen kadrosunda yer almalı.

Geleceğin eğitimi; laik, çağdaş, parasız ve mutlaka karma olmalıdır. “Eğitimin bilimsellik, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık ilkeleri temelinde yürütülmesi gerektiğine inanıyorum.”

Son olarak da vurgulamak istediğim en önemli konu şu: “Eğitimi siyaset üstü bir "milli strateji" haline getirmeliyiz!” “Eğitim uzun vadeli ve ortak akılla yürütülmesi gereken bir alandır.” Modelim; laiklik, bilimsellik ve fırsat eşitliği temelinde, devletin denetleyici ve destekleyici olduğu bir yapıyı öngörüyor.

Unutmayalım ki; "Atatürkçe düşünme" sistematiğini Köy Enstitüsü felsefesiyle birleştirmek, sadece bir eğitim reformu değil, bir Türkiye kalkınma projesidir.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Kaynak adresi

https://halktv.com.tr/makale/egitimde-imece-ruhuyla-yeniden-dogus-1008170