18 Mart Salı: CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmak üzere ön seçime tek aday olarak girmeye hazırlanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diploması, ön seçime 5 gün kala iptal edildi. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu kararı şöyle duyurdu: "Üniversitemiz Yönetim Kurulu’nun 18 Mart 2025 tarih ve 61. toplantısında alınan 3 sayılı karar ile; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.02.2025 tarih ve 2025/44681 soruşturma sayılı ve ekinde yer alan Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığı'nın 17.02.2025 tarih ve E-68918934-663.08[2024/519-04-R]-12 sayılı “Araştırma Raporu”nda yer alan tespitler çerçevesinde Üniversitemizde görevlendirilen İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan rapor uyarınca, Yükseköğretim Kurulu kararlarına ve mevzuatın aradığı şartlara aykırı olarak 1990 yılında Üniversitemiz İşletme Fakültesi İngilizce programına usulsüz yatay geçiş yapan 38 kişiden kaydı silinen 10 kişinin yatay geçiş kararlarının; geri kalan ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığı'nın “Araştırma Raporu”nda adı geçen kişi dahil mezun olan 28 kişinin yatay geçiş kararlarının ve bu kararlara dayalı olarak bu kişilerin elde ettikleri mezuniyetlerin ve diplomaların “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle geri alınmak suretiyle iptal edilmesine; Üniversitemizin tüm fakültelerinde yapılmış olan yatay geçişlerle ilgili inceleme ve araştırmalara devam edilmesine ve akabinde gerekli iş ve işlemlerin tesis edilmesine karar verilmiştir. Alınan karar ve bu karara dayanak teşkil eden bütün bilgi ve belgeler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na (YÖK) ivedilikle gönderilecektir."
19 Mart Çarşamba: Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 106 kişi hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında gözaltı kararı alındı. Tüm adreslere şafak baskını yapıldı. İmamoğlu'nun evine de sabah 6.00 sularında yüzlerce kişilik polis ekibiyle baskın yapıldı. İmamoğlu evine gelen polislerce gözaltına alındı.
23 Mart Pazar: Hakkında iki ayrı soruşturma başlatılan İmamoğlu, "mali suçlar" suçlamasıyla tutuklandı, kent uzlaşısı soruşturmasından ise serbest bırakıldı. Davanın görüldüğü günün CHP'nin Cumhurbaşkanı adayını seçeceği gün çıkması dikkat çekti. Seçime tek aday olarak giren Ekrem İmamoğlu, seçim sonucunda CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı seçildi. CHP üyelerinin yanı sıra üye olmayan vatandaşlar da İmamoğlu için dayanışma sandıklarına oy attı. 15 milyonu aşkın vatandaş İmamoğlu için sandık başına gitti.
Kararın hemen ardından İmamoğlu sosyal medya hesabından Erdoğan'a seslendi, "Korkunun ecele faydası yok! Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin. Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuzla, güler yüzümüze yenileceksin! Aziz Milletim; Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin. Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız. Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır. 86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum. Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim. Her şey çok güzel olacak..."
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise, "Sayın Ekrem İmamoğlu, tek suçu Recep Tayyip Erdoğan'ı yenmek olduğu için ve bir sonraki seçime girdiğinde de kazanacağı için tutuklandı." ifadelerini kullandı. İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberinde tutuklama kararları bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski adıyla Silivri Cezaevi olan Marmara Cezaevi'ne götürüldü.
Cezaevindeki İmamoğlu'ndan ilk mesaj geldi. İmamoğlu'nun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti. 15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu. Erdoğan’a “artık yeter” dedi. Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum. O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak."
İmamoğlu'nun gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlayan ve sonrasında devam eden eylemlerde birçok genç gözaltına alındı.
24 Mart Pazartesi: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu soruşturmasında gizli tanık beyanlarında adı geçen Neva Organizasyon Şirketi'nin İBB ile yalnızca AKP'li Kadir Topbaş döneminde çalıştığı tespit edildi.
25 Mart Salı: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İmamoğlu'nun posterlerinin indirilmesine yönelik talimat yazısı İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne gönderildi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi: "İlçe Başkanlıklarımıza polis eşliğinde yazı gitmiş. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve belediye başkanlarımızın fotoğraflarını, posterlerini indirecekmişiz. Ne yapacağımızı söyleyeyim; tüm ilçe başkanlıklarımızda daha fazla Ekrem İmamoğlu bayrağı asılması talimatımdır. Evlerin balkonlarında, meydanlarda, sokaklarda duvarlarda daha fazla göreceksiniz Ekrem Başkanı. Millet iradesinin yüzünü size unutturmayacağız."
26 Mart Çarşamba: BM İnsan Hakları Konseyi, İmamoğlu’nun tutuklanması ve protestolara yönelik müdahalelere tepki göstererek, “Haklarını meşru bir şekilde kullanan herkes derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır” açıklamasında bulundu.
İBB'nin yeni başkan vekili CHP meclis üyesi Nuri Arslan oldu. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı tarihten bu yana nöbette bulunduğu Saraçhane'ye veda etti. Özel, İBB Başkan Vekili seçiminin yapılmasının ardından 7 gündür kaldığı İBB binasından personelle vedalaşarak ayrıldı.
27 Mart Perşembe: Adaylığı resmileşen Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama geldi. Ekrem İmamoğlu'nun paylaşımı şu şekilde oldu: "Cumhurbaşkanlığı Adaylığım, Parti Meclisimiz ve TBMM Grubumuzda oy birliğiyle resmiyet kazandı. Bu sürece büyük bir özveriyle destek veren Genel Başkanım Sn. Özgür Özel’e, partimin yetkili organlarına, meclis grubumuza, ön seçime katılan parti neferlerimize ve 15.5 milyon vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum. Bundan böyle uzun, zorlu, engellerle dolu bir yolculukta olacağız. Bu yolculuğun sonunda demokrasi var, hukuk var, adalet var, refah var. Hepsinden önemlisi aydınlık bir Türkiye var."
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, gerçekleştirdiği acil oturumda kabul ettiği bildiriyle Türkiye'ye çağrıda bulunarak, muhalefet partilerinden seçilen belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerinin ve tutuklamaların durdurulmasını istedi.
28 Mart Cuma: ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İmamoğlu'na destek için yapılan protestoları yakından takip ettiklerini belirterek "Bu kadar yakın bir müttefik olan hiçbir ülkenin yönetiminde böyle bir istikrarsızlık görmek istemeyiz" ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin Batı’dan gelen ilk lider düzeyindeki sert açıklamayı yaptı. Macron, “Sivil toplum temsilcilerine yönelik sistematik kovuşturmalar, toplanma ve ifade özgürlüğüne açık saldırıdır” diyerek bu durumun Avrupa değerleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan savcılığa verdiği ifadenin ardından İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Pehlivan, daha sonra adli kontrolle serbest bırakıldı. İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından Türkiye Belediyeler Birliği Başkan vekilliği için yapılan seçim sonucunda vekil başkan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar oldu.
29 Mart Cumartesi: Vatandaşlar Özgür Özel'in Saraçhane'de duyurduğu İmamoğlu'na Özgürlük mitingi için harekete geçti. Türkiye'nin dört bir yanından gelen 2.2 milyon kişi Maltepe'ye akın etti. İstanbul Maltepe’de düzenlenen “Ekrem İmamoğlu’na Özgürlük Mitingi”nde konuşan Dilek İmamoğlu, eşinin tutukluluğuna sert sözlerle tepki gösterdi. Konuşmasına, “Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Bu daha başlangıç mücadeleye devam” diyerek başlayan Dilek İmamoğlu, mesajını “Kendimiz için değil, evlatlarımız için! Türkiye için mücadeleye devam!” sözleriyle sürdürdü.
30 Mart Pazar: CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı'nın ilk günü, Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun memleketine gitti. Özel, bayram namazı çıkışında İmamoğlu'nun köyünde İmamoğlu'nun özgürlüğü için başlatılan imza kampanyasına ilk imzayı attırdı. İmamoğlu, Silivri'den bayram mesajını gönderdi. "Şimdi ben sizden uzaktayım diye.. Bayramlaşamayacağımızı sananlar, çok yanılıyorlar!" diyen İmamoğlu kendisi ile iletişime geçmek isteyen vatandaşlara nasıl yapabileceklerini aktardı. Kendi sesinden hazırlanan bayram videosunu da paylaşımına ekleyen İmamoğlu, gelen mesajları tek tek okuyacağını ifade etti.
31 Mart Pazartesi: Silivri'de Marmara Cezaevi Kampüsü'nde tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yerel seçimlerin yıldönümüne ilişkin bir paylaşımda bulundu. İmamoğlu, "1 yıl önce bugün, 1 milyon oy farkıyla 16 milyon İstanbullu bir kez daha kazanmıştı. Milletin tercihine ancak işine gelince saygı duyan '1 kişi', 1 yılda millet iradesine saldırdıkça saldırdı" ifadelerini kullandı. İmamoğlu İstanbul'a yapılan operasyonları da şu şekilde sıraladı: "5 ilçe belediye başkanımız tutuklu, 2 ilçe belediyemize kayyum atandı, birçok çalışma arkadaşımız tutuklu, İBB Başkanı olarak ben tutukluyum. '1 kişi' bunları hep haksız, hukuksuz operasyonlarla yaptı."
İmamoğlu, kendisine ve birçok belediye yöneticisine yönelik yapılan 19 Mart operasyona ise kesin bir dille 'darbedir' dedi. "Bu yapılanlar çok açıkça suçtur, milletin iradesini yok saymaktır. Milli iradeye darbedir. 'İstanbul Hukuksuzluğu' net olarak darbedir." İmamoğlu, paylaşımında son olarak yurttaşlara şu ifadelerle seslendi: "Türkiye hiç de uzun olmayan bir vadede adil, müreffeh, öngörülebilir bir ülke olacak. 31 Mart’ın yıl dönümünde sizlere çok güzel günleri müjdeliyorum."
İmamoğlu'nun sosyal medya hesabından yeni bir paylaşım yaptı. İmamoğlu, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum. Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür. Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz. Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar."
Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Yıllardır yoksulluk ve adaletsizlikle büyük bir imtihana tabi tutulan milletimiz, çok acı bir sınav daha veriyor. 19 Mart’ta yapılan sivil darbe girişimi; sırf bir kişisel ihtiras ve koltuk sevdası nedeniyle demokrasiye saygı duymayan bir avuç insan tarafından gerçekleştirildi. Şafak operasyonlarından iftiralara, gizli tanıklardan fırsatçılara yüce Türk yargısına ağır hasarlar veren uygulamalar yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. Bir avuç insanın içine düştükleri durumdan çıkış için yaptıkları işler milletimizi ve yargımızı tahrip etmeye devam ediyor. Tıpkı 6 Mayıs 2019’da iptal edilen seçimde olduğu gibi, bugün de ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız çıkacak."
"Yanlışın bedeli 50 milyar dolar oldu. Bu yanlışın bedeli tam 50 milyar dolar oldu, kul hakkı yediler bedelini milletimize pervasızca ödettiler, ödetmeye devam ediyorlar. Milletçe bu ortamdan derhal kurtulmak zorundayız. Kul hakkının yenmediği, israfın sona erdirildiği, liyakatli bir sistem ile bunu başarabiliriz. Güçlü insan kaynağımız ve özellikle marifetli gençlerimizle ile yeni bir dönemi başlatabiliriz."
"Öyle bir kavşaktayız ki, ya yoksullaşacağız ya zengileşeceğiz. Bu yol; hak, hukuk, adalet, demokrasi, demokratik parlamenter sistem, güçler ayrılığı ve millet iradesinin en büyük araç olduğu bir yoldur. Buradan tekrar bilhassa AK Parti’ye, MHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımıza sesleniyorum. Hep birlikte barış ve huzur içinde güzel bir geleceğe yürümeliyiz. Doğruyu bulmaya çalışmaktan başka hiçbir seçeneğimiz kalmadı. Gelin bu yanlış düzenden elbirliğiyle acilen kurtulalım.





