El Mencho olarak bilinen Nemesio Oseguera Cervantes'in öldürülmesi, Meksika'da uyuşturucu kartelleriyle mücadelede bir zafer olarak gösteriliyor. Cervantes'in liderliğindeki örgüt, 2011'den itibaren küresel uyuşturucu kaçakçılığında önemli bir rol oynadı. Hatta operasyonlarını insan kaçakçılığı, yasadışı altın madenciliği ve avokado üretimine kadar çeşitlendirdi.

Peki liderin ölümü, geride bıraktığı suç örgütü için ne anlama gelebilir? CJNG karteline ne olacak? BBC'nin görüştüğü uzmanlar, yapısının karmaşıklığı nedeniyle "El Mencho"nun öldürülmesinin kartelin çökmesi anlamına gelmeyeceğine işaret ediyor. Geçmiş örnekler de liderlerini kaybeden kartellerin sonrasında ayakta kalmak için gösterdikleri direnci ortaya koyuyor.

Oxford Üniversitesi'nde küresel güvenlik uzmanı olan Profesör Annette Idler, kartel liderinin öldürülmesinin "sembolik anlamda çok önemli" olduğuna işaret ediyor. Idler sözlerinin devamında, "Ancak bunun genel olarak uyuşturucu kaçakçılığı üzerinde büyük bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Tedarik zinciri halen ayakta" diyor.

CJNG'nin başlıca rakibi Sinaloa Karteli, lideri "El Chapo" yani Joaquin Guzman Loera'nın birçok kez yakalanıp cezaevine girmesine rağmen varlığını sürdürmeyi başarmıştı. Profesör Idler, kartellerin Meksika toplumuna ekonomik ve sosyal olarak yerleşmiş olduğuna işaret ediyor ve "Genellikle yerel halk için istihdam ve geçim fırsatları sunuyorlar" diyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Royal United Services Institute'te (RUSI) organize suç uzmanı olan Jennifer Scotland, suç örgütlerinin kendilerini yöneten uyuşturucu satıcılarının yakalanması veya öldürülmesi için hazırlık yaptığını söylüyor. Scotland, "El Mencho'nun uzun yıllardır Meksika hükümetinin hedefinde olduğunu" belirterek, "Bu nedenle, CJNG'nin onun yerine geçecek kişi için planlar yapmış olması mümkün" diyor.

"El Mencho"nun öldürüldüğü haberinin duyulmasıyla, Meksika'nın üçüncü büyük şehri ve Jalisco eyaletinin başkenti Guadalajara'da şiddet olayları başladı. Kartel militanlarının sokaklarda başlattığı olaylar, başkent Mexico City de dahil olmak üzere Meksika'nın 20 eyaletine yayıldı. Bu durum, Cervantes'in öldürülmesinin Meksika'da kamu güvenliğinin kötüleşmesine yol açabileceği yönündeki korkuları destekliyor. CJNG karteli, daha önce de güvenlik güçlerine yönelik saldırılar ve rakip örgütlerle çatışmalardaki acımasızlıklarıyla kötü bir şöhrete sahipti.

RUSI'den Jennifer Scotland, sokaklardaki yol kapamalar, kundaklama ve altyapıya yönelik saldırılar gibi misillemelerin, böylesi olaylar sonrası verilen "tipik tepkiler" olduğunu söylüyor. Scotland diğer tehditlerinse, örgüt içinde yaşanması muhtemel taht kavgaları ve rakip kartellerin iktidarı ele geçirme girişimleri olabileceğine işaret ediyor. "Herhangi bir zayıflık belirtisi, Sinaloa Karteli gibi rakip grupların tartışmalı bölgelerde kontrolü geri almaya çalışmasına neden olabilir" diyor.

Profesör Idler, Meksika hükümetinin organize suçlara karşı benimsediği "lideri öldürme" hedefli yaklaşımın soru işaretleri yarattığını savunuyor. "Bu yöntem, suç yapısını ve Batı ülkelerindeki uyuşturucu talebi sorununu ele almıyor" diye uyarıyor.