Yeni yılda asgari ücret ve emekli maaş zamları merak konusu olurken; hayat pahalılığı ve artan fiyatlar ise vatandaşın keyfini kaçırıyor. Gündemdeki can sıkan gelişmelerin başında ise 2026 yılında uygulanacak olan; vergi ve harç cezalarını etkileyecek yeniden değerleme oranları geliyor. Yeniden değerleme oranının 2025 yılı için yüzde 25.49 olarak belirlendiği kaydedilirken, bu oranla birlikte pasaport, kimlik, ehliyet, yurt dışı çıkış harcı, IMEI kayıt ücreti, trafik cezaları ve MTV ücretleri de zamlanmış olacak. Vatandaşın keyfini kaçıran bir diğer gelişme ise elektrik kullanımında devreye girecek yeni düzenleme. 2026 itibarıyla elektrik kullanımındaki tüketim limiti düşürülürken, bu durum tartışmaları da beraberinde getirdi. Yeni karar göre yıllık tüketimi 4 bin kilovat saat veya aylık 333 kilovat saati aşan aboneler 2026'dan itibaren devlet desteğinden yararlanamayacak.
Yeni limitle birlikte faturası yaklaşık 984 TL ve üzerinde gelen aboneler devlet desteğinden mahrum kalacaklar.
Uzmanlara göre elektrik tüketiminde devlet desteğinin geri çekilmesi, özellikle yüksek tüketimli ailelerde faturaları ikiye katlanması anlamına geliyor. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, devletin uzun süredir elektrik faturalarına uyguladığı desteklerin kademeli şekilde azaltılmasının “resmi zam olmadan zam” anlamına geldiğini vurguluyor. Şahin, bu durumu: “Normalde faturası 653 TL olan ve 200 kilovat tüketim yapan bir abone, devlet desteğiyle 286 TL ödüyordu. Destek kalkınca tüketim aynı kalsa bile fatura yeniden 653 TL’ye çıkacak" sözleriyle özetliyor.
Yeni yıl itibarıyla devreye girecek “tüketim limiti” değişikliğinin etkisine de değinen Şahin, şu uyarıları da gündeme taşıdı: "EPDK’nın aldığı kararla, mesken aboneleri için uzun süredir 5 bin kilovat-saat olan yıllık tüketim sınırı 1 Ocak 2026 itibarıyla 4 bin kWh seviyesine indirilecek. Bu sınırın üzerindeki tüketim 'yüksek tüketimli abone' sınıfına geçecek ve devlet desteği uygulanmayacak. Sınırın aşılması halinde faturada yüzde 150, yüzde 160 arası artış yaşanması kuvvetle muhtemel."
Elektrik Mühendisleri Odası yönetimi de düzenlemeyi uzun süredir eleştiriyor. Odadan yapılan değerlendirmelerde, dört kişilik bir ailenin yıllık 3 bin kWh tüketiminin bile “temel ihtiyaç” seviyesinde olduğu belirtiliyor. Türkiye’de günlük ortalama mesken tüketimi ise 12–20 kWh arasında değişirken; bu oran yıllık 4 bin 500–7 bin kWh aralığına denk geliyor. Uzmanlara göre bu tüketim düzeyi; buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinesi, televizyon, bilgisayar, elektrikli ocak, klima ve ısıtıcı gibi artık neredeyse zorunlu hale gelen cihazların kullanımından kaynaklanıyor. Dolayısıyla, 4 bin kWh sınırının sadece “lüks tüketicileri” değil, çok büyük ölçüde orta sınıf haneleri de etkileyeceği belirtiliyor.
Sektör uzmanları, 2025’in Türkiye için yüksek maliyetli bir enerji yılı olduğunu, 2026’nın ise bu eğilimin sürdüreceğini söylüyor. Türkiye’deki elektrik talebinin her yıl yaklaşık yüzde 3 oranında arttığına da dikkat çekilirken, EMO yöneticileri düzenlemeden 15 milyon hanenin etkileneceğine dikkat çekiyorlar. Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise, Türkiye’deki elektrik fiyatlarının, son iki yılda hem küresel enerji maliyetleri hem de kur etkisi nedeniyle yukarı yönlü seyrettiğini belirtiyor.
Yazın yoğun klima kullanımı, kışın elektrikli ısıtıcılar, ankastre fırınlar ve küçük ev aletlerinin elektrik tüketimini yukarı çekeceği belirtiliyor.
Öte yandan düzenleme elektrikli otomobilini evde şarj edenler için de olumsuz bir tablo sunacak. Uzmanlar, elektrikli otomobil sahipleri düzenleme ile büyük oranda limiti aşacağı ve yüksek tarifeden elektrik kullanacaklarının altını çiziyorlar. Bir elektrikli otomobilin bataryası ortalama 50-54 kW kapasiteye sahip olduğunu da vurgulayan uzmanlar; aylık 333 kW'yı aşan elektrikli otomobili olanların yüksek fatura ödeyeceğine dikkat çekiyorlar.





