Türkiye'de fiyat istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan ekonomik ve mali programının etkileri kasım verileriyle birlikte daha net ortaya çıktı. Ekim 2022'de yüzde 85,51 ile zirve yapan yıllık enflasyon, kademeli olarak gerileyerek kasımda yüzde 31,07 ile son 4 yılın en düşük seviyesine indi. Aylık enflasyon da yüzde 2,04 ile son 2,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Böylece, ekonomik programın 2026 yılı için öngördüğü tek haneli enflasyon hedefine yönelik ilerleme sürdü.

Enflasyon, Mayıs 2024'e kıyasla gıdada 43, temel mallarda 38, hizmette 52, kirada 62 ve eğitimde 39 puan düştü. Kasımda kira enflasyonunun son 42 ayın en düşük düzeyine inmesi, konut arzını artıran projelerin etkisinin görülmeye başladığını gösterdi. Deprem bölgesinde devam eden konut teslimleri ve sosyal konut projelerinin, arzı daha da güçlendirerek kira enflasyonundaki düşüşü desteklemesi bekleniyor.

Enflasyondaki gerilemenin belirginleşmesiyle birlikte gözler, asgari ücrette yapılacak düzenlemeye çevrildi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisinin yüksek olduğunu belirtti. Ücretlerdeki her yüzde 10'luk artışın 1 ila 1,5 puan arasında enflasyona doğrudan yansıdığını ifade eden Şener, dolaylı etkilerin daha yüksek olduğunu vurguladı.

Şener, kamuoyunun asgari ücret artış düzeyini beklediğini ve bu ay içerisinde bu oranın belli olacağını hatırlatarak, 2025 yılında asgari ücrete beklenen enflasyon hedefiyle uyumlu bir artış yapılmasının muhtemel olduğunu söyledi. 2026 yılı için Merkez Bankasının enflasyon beklentisinin yüzde 16 olduğu ve bu doğrultuda asgari ücret artışının yüzde 16'nın üzerinde olması gerekeceğini belirtmiştir. Asgari ücretin belirlenmesinin ardından fiyat artışlarının önüne geçilmesi adına gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade edildi.