Epstein mağdurları adalete kavuşsun diye vatandaş gazetecilerin verdiği çaba
Kaynak, Ellie Leonard
Fotoğraf altı yazısı, Ellie Leonard da ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı son belgeleri inceleyen vatandaş gazeteciler arasında.
Epstein davasına ilişkin yeni yayımlanan belgeler yeni bir araştırma furyası başlattı. Bu devasa belge yığını sadece büyük haber kuruluşlarının değil, internette de geniş bir kitlenin ilgisini çekti. İncelemelere katılan bağımsız vatandaş gazeteciler arasında, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan son belgeleri incelemek için diğerleriyle birlikte çalışan ABD'li Ellie Leonard da bulunuyor. Leonard BBC'ye yaptığı açıklamada, "3,5 milyon sayfanın tamamına bakamayacağım fikrine alışmam gerekiyor" diyor.
Başlangıçta Jeffrey Epstein hakkında hiçbir şey bilmediğini, ancak sosyal adalete olan ilgisi ve başkanın ekonomi ve göç politikalarına karşı çıkması nedeniyle, Donald Trump ile olan bağlantılarını araştırmaya başladığını söylüyor. 30 Ocak'ta yayınlanan son materyaller arasında üç milyon sayfa, 180 bin görsel, iki bin video ve Richard Branson, Bill Gates ve Elon Musk gibi tanınmış isimler yer alıyor. Belgelerde yer almak herhangi bir suç işlendiği anlamına gelmiyor. Daha önce yayımlanan belgelerde yer alan birçok kişi, herhangi bir suç işlemediklerini savundu. Leonard, bu göreve kendini vermek için geçen yıl sonunda oğlunun okulundaki işinden istifa ettiğini, ancak belge sayısının artmasıyla birlikte yardıma ihtiyacı olacağının farkına vardığını söylüyor.
Son yayımlanan belgeler, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Kasım ayında çıkarılan Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'nın belirlediği son tarihten haftalar sonra kamuoyuna açıklandı. Yasa Epstein'le ilgili tüm belgelerin eksiksiz olarak yayımlanmasını gerektiriyordu. Leonard, dosyaları incelemesine yardımcı olmaları için dünyanın dört bir yanından insanları davet etti ve "İnsanlar çağrıma yanıt verdi" diyor. Güney Kore'den Norveç'e kadar çeşitli ülkelerden psikanaliz, veri ölçümü, hukuk gibi uzmanlık alanlarına sahip binin üzerinde vatandaş gazetecinin, Substack adlı çevrimiçi projeye katıldığını tahmin ediyor.
Leonard, karmaşık siyasi belgeleri basitleştirerek insanlara daha bilinçli seçmen olmaları konusunda yardım etme deneyimine sahip ve Epstein dosyaları konusunda da benzer şekilde yardımcı olabileceğini düşündü. Ancak asıl motivasyonu, ifadelerine çoğu zaman inanılmayan mağdurlar için adalet sağlamak. "Kadınlar veya mağdurlar ortaya çıkıp hikayelerini anlattıklarında, onlara inanacağım. Onlara şans vereceğim" diyor. "O zaman söylediklerini araştırmaya ve bu şeyleri bulmaya başlayacağım. Bence hikayelerini bu şekilde doğrulamak gerçekten önemli."
Daha da önemlisi, grubun yaklaşımı birçok büyük medya kuruluşundan farklı. Genellikle en çok paylaşılan alıntıların, ekran görüntülerinin ve sözlerin bulunduğu, yeni yayımlanan her belge grubunun en başından başlamak yerine, birlikte çalıştığı arkadaşlarına başka bir yerden başlamalarını tavsiye ediyor. "Yeni bir dosya yığını çıktığında, insanların tekrar tekrar bahsedeceği birçok önemli nokta oluyor ve bunlar genellikle dosyaların başında geliyor" diye açıklıyor. "Bu yüzden her zaman insanlara dağılıp ortadan, sondan başlayıp geriye doğru ilerlemelerini tavsiye ederim, çünkü her şey düzensiz."
Belgeleri bu şekilde bölerek, grubun notları daha kolay karşılaştırabileceğini, eksiklikleri belirleyebileceğini ve birbirlerinin çalışmalarını tekrarlamaktan kaçınabileceğini söylüyor. "Herkes kendi becerileriyle dosyaların kendi bölümünde arama yapıyor ve hepimiz birlikte kafa yoruyoruz" diyor.
Leonard, kamuoyundaki tartışmaların genellikle belgelerde adı geçen en tanınmış figürlere, yani yeni materyaller yayınlandığında manşetlere hakim olan "büyük kişiliklere" yöneldiğini söylüyor. Ancak bunlara odaklanmanın, kayıtların aynı derecede önemli olan diğer kısımlarını gölgede bırakabileceğini vurguluyor. Leonard "Bence bu olayda daha fazla ayrıntı içeren daha küçük şeyler var" diyor. Ona göre, e-posta yazışmaları, kurum içi iletişim ve küçük kanıt parçaları, "mağdurların hikayelerinin kanıtı görevini görüyor". Epstein'ın adını yetkililere en başından veren kadınlardan birini işaret ediyor.
Leonard, belgeleri geleneksel bir haber muhabiri deneyimiyle incelemediğini kabul ediyor ama Klasik Filoloji bölümünden edindiği analitik becerilerle hareket ettiğini söylüyor. "Geleneksel gazetecilik, standartlara ve denetleyicilere sahip olmakla ilgili" diyor. Leonard, bir anne olarak bu işin kendisi için "hesap verebilirlik" anlamına geldiğini söylüyor. "Ben bir anneyim ve çocuklarım için dünyayı daha iyi ve daha güvenli bir yer haline getirmek için ne gerekiyorsa yapacağım." Soruşturmanın bir sonuca ulaşmasını umuyor. "Bu mağdurlar için bir son olmalı ve adalet yerini bulmalı" diyor. "Bence hedefimiz -ve hepimizin bu kadar çok çalışmasının sebebi- onlar için adaleti bulmak."





