DEM Parti İmralı heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın örgütüne yaptığı silah bırakma çağrısının ardından başlattığı muhalefet turunu bugün tamamladı. Heyetin 17 Mart Pazartesi iktidar kanadıyla yapacağı görüşme öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sürpriz bir açıklama yaparak talep gelmesi halinde DEM Parti İmralı heyetiyle görüşebileceğini söyledi. Heyetin 13 Mart Perşembe günü Erdoğan'dan randevu istemesi bekleniyor. Hem süreçteki hem de Suriye'deki gelişmeler ışığında İmralı heyetinin dördüncü kez adaya gitmesi de gündemde. DEM Parti kaynakları yeni bir görüşmenin olabileceğini ancak henüz zamanlama konusunun netleşmediğini ifade ettiler.
'Daha önce olmalıydı'
DEM Parti İmralı heyeti muhalefet partileri turunu 12 Mart Çarşamba günü TİP, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi ziyaretleriyle tamamladı. Hafta başında, CHP, DEVA Partisi ve EMEP ile görüşen heyet 17 Mart Pazartesi de AKP ve MHP'yi ziyaret edecek. Ziyaret trafiği sürerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sürpriz bir adım geldi. Muhalefetin sürece mesafeli durmakla eleştirdiği Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorusu üzerine DEM Parti İmralı heyetiyle görüşebileceğini açıkladı. Erdoğan, İmralı heyetinin randevu talebine ilişkin "Arkadaşlarımız görüşecekler işte. Grup başkanlarımızla görüşmeler yapıyorlar ama benden de istendiği takdirde ben de veririm" dedi.
Erdoğan'dan görüşme talebi:
BBC Türkçe'ye konuşan İmralı heyeti üyesi DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, en kısa sürede Erdoğan'dan randevu talep edeceklerini söyledi. DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan da gazetecilerin sorusu üzerine 13 Mart Perşembe günü Erdoğan'dan randevu isteyeceklerini açıkladı. Bakırhan, "Daha önceden olması gerekiyordu, hep olması gerekiyor. Türkiye'nin 50 yıllık bir sorununu konuşuyoruz, çok önemli bir sorununu konuşuyoruz. Cumhurbaşkanı da başka siyasi partiler de dahil olmalı. Heyetimiz başvurusunu yapıp kısa sürede görüşecektir" dedi.
Görüşmelerde muhalefetin tutumu:
DEM Parti İmralı heyeti, sürece karşı olduğunu baştan açıklayan İYİ Parti'den randevu istemedi. Heyet ziyaretlerde ağırlıklı olarak bütün siyasi partilerin süreci sahiplenmesi ve destek vermesini isterken, İmralı'da yapılan son görüşmenin ayrıntılarına ilişkin de paylaşımlarda bulundu. Muhalefet partileri ise sürece karşı olmamakla birlikte, Erdoğan'ın bu süreçte geri planda durmasını eleştirdi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan hiç kimsenin Erdoğan'ın bu sürecin neresinde olduğunu tam olarak bilemediğini belirterek MHP lideri Devlet Bahçeli'ye "Bir telefon da sayın cumhurbaşkanına açın. Kendisini bu süreçle ilgili biraz cesaretlendirin" çağrısı yaptı.
DEM Parti ile CHP arasındaki gerginlik:
İktidar ve DEM Parti sürecin toplumsal kabulünde, muhalefetin, özellikle de ana muhalefet konumundaki CHP'nin desteğini önemli görüyor. Ancak DEM Parti, sürece destek verdiğini açıklayan CHP'nin bazı milletvekillerinin süreci bir "al-ver" pazarlığı olarak nitelendirmesinden rahatsız. Bu rahatsızlık, DEM Parti İmralı heyetinin 10 Mart Pazartesi CHP lideri Özgür Özel ile yaptığı görüşmede de dile getirildi. DEM Parti heyeti, bazı CHP'li milletvekillerinin, Erdoğan'ın süreci yeniden adaylığı için bir fırsata dönüştürmek istediği ve Meclis'te anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa ulaşmak için DEM Parti'yi yanına çekmeye çalıştığı açıklamalarını anımsattı.
Anayasa pazarlığı olarak görmek haksızlık:
DEM Parti kurmayları Erdoğan'a yeniden adaylık için bir anayasa değişikliği gündemi olduğu iddialarını reddediyor: "Kendi tabanlarında bu konuda kafa karışıklığı var. Bazı CHP milletvekillerinin açıklamaları da bu kafa karışıklığını artırıyor. Bu süreci anayasa değişikliği için 400 milletvekiline ulaşma pazarlığı olarak görmek haksızlık. Böyle bir pazarlığı kabul etmek, bizim kendimizi inkar etmemiz, ilkelerimizi yok saymamız demek." DEM Parti kaynakları, CHP lideri Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun süreçle ilgili açıklamalarını olumlu bulduklarını ancak parti içinde bu konuda kafa karışıklığı olduğunu savunuyor. DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP'nin sürece başlangıçta olumlu baktığını, karşı olmadığını ancak süreçle ilgili sessiz olduğu eleştirisi yaptı.






