Geçtiğimiz günlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüşmüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye ile ABD arasındaki ikili siyasi ilişkiler, savunma sanayi alanında işbirliği, iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefine ulaşmak için atılacak adımlar ile Gazze ve Venezuela başta olmak üzere bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Abdulkadir Selvi iki liderin görüşmesine dair Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde bir yazı kaleme aldı. Görüşmenin ardından Trump’tan somut adımların gelmesi beklentisi oluşmuş. Erdoğan, Trump’la görüştükten sonra kabine toplantısına giriyor ve görüşmeye ilişkin olarak bakanları bilgilendiriyor.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımında, “Türkiye ile ABD arasındaki ikili siyasi ilişkileri, savunma sanayii alanında işbirliğini, iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefine ulaşmak için atılacak adımları, Gazze ve Venezuela başta olmak üzere bölgesel ve küresel konuları ele alındı” dedi.

Önemli başlıklar arasında CAATSA yaptırımları, F-16 ve F-35’lerin alımı, Halkbank davası ve SDG konusu yer alıyor. Trump kısa bir süre önce Netanyahu ile görüştü ve Gazze’yle ilgili barış planında ikinci aşamaya geçilecek. Gazze’ye Mehmetçik’in gitmesi konusu ve istikrar gücünde Türkiye’nin yer alması önemli bir başlığı oluşturuyor. Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra Gazze konusunun yeniden ivme kazanması beklenebilir.

Bir süre önce bir grup gazeteci TUSAŞ’ı ziyaret ettik. Savunma sanayimizle ilgili kritik projeleri konuşurken, ilgililerin zaman zaman, “CAATSA yaptırımlarına takıldı” sözleri dikkatimi çekmişti. CAATSA yaptırımlarının kalkması savunma sanayimiz açısından kritik önemi sahip. F-16’ların ve F-35’lerin alımı her gün bir ülkenin bombalandığı günümüzün kaotik ortamında savunmamız için gerekli. Halkbank davası daha önce sonuçlanabilir. Bu yılın ilk çeyreğinde Trump’ın bu konularda somut adımlar atması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şey söyleyecekse onu Trump’a söylemekten çekinmeyecek bir lider. Ancak Erdoğan aynı zamanda devletin sorumluluğunu taşıyor. Devleti yönetenler her aklına geleni söyleyemez. Onun bir zamanı ve zemini vardır. Devlet duygularla yönetilmez. Akılla ve ferasetle yönetilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye’nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz.” vurgusu önemli. Ankara’da devleti ferasetle yöneten bir kadro, dünyanın en tecrübeli ve güçlü liderlerinden biri olan Erdoğan var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump’la görüşmesinde Maduro konusu da gündeme geliyor. Erdoğan, “Amerikan Başkanı Trump ile telefon görüşmemizde de ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik.” dedi.