Ermenistan, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Avrupa entegrasyonu vaadiyle yeniden seçilmek istediği bir dönemde 7 Haziran'da sandık başına gidiyor. Yaklaşık üç milyon nüfuslu Güney Kafkasya ülkesi, son yıllarda Batı ile ilişkilerini giderek güçlendirirken, en büyük ticaret ortağı olan Rusya ile bağlarını da devam ettiriyor. Batı ile yakınlaşma sürecinin büyük ölçüde Paşinyan'ın politikaları sayesinde şekillendiği değerlendiriliyor. 2018'de iktidara gelen Paşinyan, ülkesini Moskova'dan uzaklaştıran adımlar attı, Avrupa Birliği'ne katılım sürecini başlatmak için yasa çıkardı ve ABD arabuluculuğunda Azerbaycan ile yürütülen barış sürecini hızlandırdı.

Buna rağmen Paşinyan'ın iç siyasetteki desteği, 2021'deki %54 seviyesinden bugün yaklaşık %30'a geriledi. Bunun başlıca nedeni, 2023'te Azerbaycan'ın kontrolünü ele geçirdiği Dağlık Karabağ bölgesi. Paşinyan'ı eleştirenler, Azerbaycan ile barış adına verdiği tavizleri affetmiş değil. Bu tavizler arasında, Dağlık Karabağ'ın eski liderlerinin serbest bırakılması için aktif bir kampanya yürütmemesi de yer alıyor.

Azerbaycan ile yapılan barış anlaşması toplumda derin bölünmelere yol açmış durumda; yakın tarihli bir ankete göre kamuoyunun %44'ü anlaşmayı desteklerken, %41'i buna karşı çıkıyor. Paşinyan'ın eleştirmenleri, eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı ve eski cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın Cumhuriyetçi Partisi gibi muhalefet partileri altında toplanmış durumda. Her iki eski lider de, Rusya ile güçlü askeri ve ekonomik bağların yeniden kurulmasının Ermenistan'ın ulusal güvenliği için tek yol olduğunu savunuyor.

Rusya, Ermenistan'a doğalgazı 1.000 metreküp başına 177,50 dolar fiyatla sağlıyor. Putin'in Nisan ayında Paşinyan'a hatırlattığı üzere, Avrupa piyasasında bu rakam 600 doların üzerine çıkıyor. Mayıs ayının sonlarında Rusya Devlet Başkanı, Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne katılıp katılmaması ya da Rusya öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği'nde kalıp kalmaması konusunda "en kısa sürede" referanduma gitmesi çağrısında bulundu. Paşinyan, bu çağrıyı doğrudan kabul etmedi.

Seçimlerde Moskova'nın etkisi oldukça belirgindi. Seçimden önceki iki haftada Moskova, Ermenistan'dan çiçek, maden suyu, konyak, taze sebze ve meyve ihracatını yasakladı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Moskova'nın "ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracı olarak kullanması" karşısında Ermenistan'a 50 milyon euro destek sağlanacağını açıkladı. 4 Haziran'da yapılan açıklamada, AB'nin, Moskova'nın hedef aldığı ürünlerde Erivan ile ticareti kolaylaştıracağı belirtildi.

Seçim öncesi gergin bir kampanya süreci yaşandı. Paşinyan seçim kampanyasını "Barış için ayağa kalk" sloganıyla yürütüyor ancak kampanya süreci gerilimden uzak olmadı. Bu tür gelişmeler, muhalefetin Paşinyan'ı giderek otoriterleşmekle suçlamasına yol açtı. Paşinyan, 'Gerçek Ermenistan' doktrini üzerine kurarak, Azerbaycan ile barış içinde, Avrupa ile bütünleşmiş bir ülke hedefini içerirken, Moskova'ya bağımlılıktan uzaklaşmayı öngörüyor.

Bu sorunun yanıtı, 7 Haziran'daki seçimde verilecek.