Kalabalık nedeniyle eşini otobüste unutan Akgül'ün yaşadığı panik, torunu Gürhan Akgül, cep telefonuyla görüntüledi. Dede-torun arasındaki gülümseten diyalog da görüntülere yansıdı.
'OF ALLAH'IM ÇILDIRACAĞIM'
Gürhan Akgül'ün, "Dede, babaannem nerede?" sorusuna Hasan Akgül'ün, "Allah aşkına yapma ya, indi mi? Of Allah'ım çıldıracağım ya, çıldıracağım vallahi, çıldıracağım. Gülme oğlum, gülme" diyerek yanıt verdiği, Gürhan Akgül'ün, "Ara, ara insin" sözlerine Hasan Akgül'ün yaşadığı panikle başına vurup, "Nerede inecek oğlum, hiçbir yerde inmez. Bu araba başka yere gidiyor ya" dediği duyuldu. Bir sonraki durakta otobüsten inen Saadet Akgül'ün eşiyle kavuşma anları da görüntülerde yer aldı.
'O GÜLDÜKÇE BENİM SİNİRLERİM, TEPEM ATTI'
Yaşadıklarını anlatan Hasan Akgül, "Şehir Hastanesi'ne muayeneye gittik. Eşimde şeker hastalığı var, tansiyon var. Muayene ettirdik. Şehir Hastanesi'nden belediye otobüsüne bindik, Bursa'ya Emek'e gelmek için. Otobüs de acayip kalabalıktı. Aşırı kalabalıktı. Hastaneye giderken arkadaş olsun, yardımcı olsun diye torunumu da yanıma almıştım. Tam Emek'e geldik, çok kalabalık olduğu için indik. Eşim tam ortada kaldı. Kalabalık olduğu için çıkamadı dışarıya. O arada araba hareket etti. Toruna diyorum 'Gitti arabayla' diye o da gülüyor. O güldükçe benim sinirlerim, tepem attı. 'Yapma, etme' derken o zaman alnıma vurmuşum böyle. 'Ya oğlum yapma, etme. Babaannen bilmiyor sağı, solu. İnemeyecek, durakları bilmiyor' dedim. Telefon ettik, telefonla ulaştık. Bir sonraki durak Sanayi durağıydı. 'Sen orada bekle' dedim. İndi durakta, çok şükür. Bir sonraki durakta indi. Ben de merak ediyorum, bilemediği için. Baktım karşıda durakta duruyor. El salladım. Öyle bir şey ki asansöre tek başına binmiyor. Mecbur yanında birisi olacak. El ettim falan ama binmedi asansöre. Gittim, aldım, getirdik eve; çok şükür" diye konuştu.




