Yıllardır filmlere, karikatürlere ve skeçlere konu olan, ucuz alacağım diye kuyruklara girilen, pahalılığın amiral gemisi: Et!
Yıllar geçti, hükümetler değişti ama etin makus talihi ve ulaşılması zor durumu değişmedi. Son dört yılda ise enflasyonun da etkisiyle fiyatı 8 kat arttı. Dünya ortalaması yaklaşık 6.62 dolar olan etin Türkiye ortalaması ise yaklaşık 20-25 dolar arasında. Hatta güncel dana kıyma fiyatları bazı kaynaklarda 1.000 TL (yaklaşık 25 dolar) civarında belirtilmektedir. Kuzu eti fiyatları da benzer şekilde yüksek seyretmektedir.
Nasıl oluyor da dünyada eti en pahalı olan ülke biziz? Et sorununu neden çözemiyoruz?
Yem fiyatları: Yem maliyetlerinin yüksekliği, hayvancılık maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor. Yem ham maddelerinin birçoğunun ithalata bağımlı olması nedeniyle döviz kuru dalgalanmalarından çok etkileniyor. Yem maliyetleri toplam üretim giderlerinin yüzde 60-70'ini oluşturduğundan, bu artış oldukça belirleyicidir.
Mera alanlarının azalması: Meraların tarım dışı kullanıma açılması ve plansız otlatmalar nedeniyle doğal yem kaynaklarının azalması, hayvan yetiştiricilerini daha çok yeme yönlendirmektedir. Yem fiyatlarındaki artış da maliyeti etkilemektedir.
Enerji ve su maliyetleri: Besicilikte kullanılan su ve elektrik maliyetlerindeki artış da üretim giderlerini artırmaktadır.
Hayvan sayısının yetersizliği: Hayvan yetiştiriciliğinin ekonomik olarak cazip olmaması, üreticilerin hayvancılığı bırakması ve hayvan sayısının yeterli derecede artmaması talebi karşılayacak yeterli arzın oluşmamasına yol açıyor. Son 22 yılda küçük+büyük baş hayvan toplamında yüzde 70’lik bir artış meydana gelmiş, nüfustaki yüzde 35’lik artış düşünüldüğünde, çok da yeterli görülmüyor. Hayvan sayısı “en pahalı et“ olgusu için yeterli bir neden değil.
Pazarlama kanalının uzunluğu: Üreticiden sofraya kadar geçen süreçte çok sayıda aracı bulunmaktadır. Bu da hem ürünlerin fiyatının katlanmasına hem de üreticinin eline geçen gelirin azalmasına neden oluyor.
Kurlar ve ithalat politikaları: Tarım ve hayvancılık sektörü birçok girdisini döviz cinsinden temin eder. Dolar ve eurodaki dalgalanmalar, yem fiyatlarını ve diğer üretim girdilerini pahalı hale getirir.
Hayvancılıkta verim sorunu: Türkiye'de hayvancılığın büyük bölümü küçük ölçekli işletmeler tarafından yapılmaktadır. Düşük verimlilik, hayvan başına et üretiminin azalmasına ve maliyetin artmasına neden olur.
Fiyatı nasıl dünya ortalamasına çekebiliriz?
- Yem üretiminde yerli kaynak kullanımının desteklenmesi.
- Mera alanlarının korunması ve otlakların verimli kullanılması.
- Enerji ve su maliyetlerinin düşürülmesine yönelik destekler sağlanması.
- Yerli hayvan ırklarının geliştirilmesi için verimliliği artırıcı çalışmalar.
- Üretici ve tüketici arasındaki doğrudan satış kanallarının oluşturulması.
- Et ve Süt Kurumu gibi kamu kuruluşlarının etkinliğinin artırılması.
Sonuç olarak Türkiye’de et fiyatlarını etkileyen faktörler yalnızca arz-talep dengesiyle açıkladılamaz. Uzun vadede kalıcı çözümler için yerli yem üretimin desteklenmesi, alım garantili üreticiliğin yaygınlaştırılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve hayvancılıkta modern tekniklerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.




