Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünden yaklaşık 10 yıl sonra mezarı açıldı ve cenazesinden alınan örnekler Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun'un ölümü ve 2016'da yapılan otopsi hakkında "şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikâyetler" bulunduğunu açıkladı. Savcılık, gerçek ölüm nedeninin yeniden araştırılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı aldı. Süleymancılar cemaatinin eski lideri Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta savcı, adli tıp uzmanları ve olay yeri inceleme ekiplerinin katılımıyla açıldı. Yaklaşık üç saat süren işlemde alınan DNA ve diğer biyolojik örnekler, yeniden inceleme yapılması amacıyla Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Feth-i kabir kararı, gömülmüş bir cenazenin adli inceleme veya otopsi amacıyla mezardan çıkarılması işlemine denir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 87'nci maddesine göre, soruşturma aşamasında bu kararı Cumhuriyet savcısı, dava açıldıktan sonra ise mahkeme verebiliyor. Kanun, mezarın hangi suçlarda ya da ölümden ne kadar süre sonra açılabileceğine ilişkin bir sınırlama getirmiyor.
BBC Türkçe'ye konuşan Adli Tıp Doktoru Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, aradan 10 yıl geçmiş olmasının mezardan adli delil elde edilemeyeceği anlamına gelmediğini belirtti. Özellikle kemik ve dişlerin, yumuşak dokulara göre daha uzun süre korunabildiği için DNA incelemesine elverişli olabileceğini vurguladı. Kemiklerde kalan kırıklar, ateşli silah yaralanmaları ve bazı travma izleri de ölümden yıllar sonra incelenebiliyor.
Fincancı, toksikolojik incelemelerin yalnızca kemikler üzerinde değil, toprağın da incelenebileceğini ifade etti. Yumuşak dokular çözünürken, kimyasal reaksiyona girerken toprakta bu zehirli maddelerin kalmış olabileceğini belirtti. Ayrıca, fethi kabir işleminin kimlik tespiti bakımından önem taşıdığını, "Vefat etti denilerek gömülen bir cenaze, fethi kabir ile DNA incelemesi sonrasında bambaşka biri çıkabilir" dedi.
Türkiye'de daha önce yapılan fethi kabir işlemleri arasında, 1993'te hayatını kaybeden sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın mezarının açılması da bulunmaktadır. Özal'ın mezarı, zehirlendiği iddialarının araştırılması amacıyla ölümünden 19 yıl sonra, 2012'de açılmıştır.
Bu olaylar, adli tıptaki gelişmelerin ve fethi kabir uygulamalarının önemini ortaya koyuyor.






