Finansal piyasalarda yılın ilk çeyreğinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın uygulayacağı politikaların ekonomiye olası etkilerine yönelik kaygılar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında izlediği "şahin" politikaların ne zaman sonlanacağına ilişkin belirsizlik ve makroekonomik verilerden alınan karışık sinyallerle dalgalı bir seyir öne çıktı. Dünya genelinde ABD'nin korumacı ticaret tutumunun etkilerine yönelik belirsizliklerin yanı sıra enflasyon ve resesyon ikilemi de ekonomilerin ana gündem maddeleri arasında yer aldı. ABD Başkanı Trump'ın tarifeler üzerinden başlattığı ticari gerilimlerin küresel alana yayılarak ekonomiyi sekteye uğratabileceğine yönelik endişeler piyasalarda risk iştahını törpülerken, yatırımcıların altın başta olmak üzere güvenli varlıklara yönelik talebini destekledi.

Dünya genelinde merkez bankalarının enflasyonla mücadeleye devam ettiği yılın ilk çeyreğinde, Fed, para politikasındaki "şahin" duruşunu sürdürdü. Fed'in faiz indirimi yapacağına dair beklentiler sınırlı seyrini korurken, ABD'nin ticari ortaklarıyla sorun yaşayabileceğine yönelik kaygılarla altının onsu rekor seviyelere ulaştı. Altının onsu çeyreğin son günü olan 31 Mart'ta 3 bin 128 dolara çıkarak rekor kırdı. Avro Bölgesi'nde ise makroekonomik verilerde ekonomik aktiviteye dair yavaşlama sinyalleri aranırken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Haziran 2024 itibarıyla başlattığı gevşeme döngüsünü yılın ilk çeyreğinde de sürdürdü.

Asya tarafında ise ABD ile Çin arasındaki tarife gelişmeleri gündemin odağına oturdu. Emtia fiyatları 2024 yılı sonuna doğru dalgalı bir seyir izlerken, jeopolitik riskler, finansal koşullar ve arz yönlü faktörler petrol fiyatlarında oynaklığın sürmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, bu yılın ilk çeyreğinde 68,6 dolara kadar inerek Aralık 2021'den beri en düşük seviyesini gördü.

Yurt içinde finansal piyasalarda karışık bir seyir izlenirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası adımları, Kur Korumalı Mevduattan (KKM) çıkış süreci, rezerv gelişmeleri ve enflasyon görünümü yakından izlendi. TCMB, 2025'in ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 250 baz puan düşürerek yüzde 45'e çekti. Bu dönemde Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 245,1 baz puana kadar geriledi.

Finansal piyasalarda yılın ikinci çeyreğinde ABD Başkanı Donald Trump'ın devreye aldığı ilave gümrük vergileri ve diğer ülkelerden gelen misillemelerle oluşan tarife restleşmeleri, küresel piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu. Yılın ikinci çeyreğinde dünya genelinde enflasyon-resesyon ikilemi sürerken, ABD yönetiminin korumacı politikalar kapsamında açıkladığı karşılıklılık esaslı tarifelerin küresel ekonomiyi ne ölçüde etkileyeceğine yönelik endişeler fiyatlamaları zorlaştırdı. ABD Başkanı Trump, 2 Nisan'da ABD'nin ticaret ortaklarına yönelik belirlenen gümrük tarifelerini duyurdu.

Yurt içinde dezenflasyon süreci desteklendi. Küresel ticaret gerilimlerinin ve artan belirsizliklerin yanı sıra yurt içi para politikası adımları ve makroekonomik göstergeler fiyatlamaların yönünü belirledi. Bu dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 40,5'e çekti. Türkiye'nin cari işlemler hesabı, ekimde 457 milyon dolar fazla vererek art arda dördüncü ayda da pozitif seyrini sürdürdü. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yılın son çeyreğini yüzde 3,2 artışla 11.360,00 puandan tamamlarken, aynı dönemde, dolar/TL de yüzde 3 artarak 42,8490 seviyesine çıktı.