Yönetmenliğini Eylem Kaftan’ın yaptığı belgeselin ilk gösterimi, İstanbul Modern’de düzenlenen özel galada gerçekleştirildi. Fısıldayan Duvarlar, 1960'lar da New York'a göç eden Burhan Doğançay'ın, Amerikan tarihinin karmaşık, sivil hak mücadelelerinin sokaklara, oradan duvarlara kendini ifade ettiği bir dönemde kendi sanat yolunu arayışını ele alıyor.

Doğançay’ın resimlerinde kullandığı kolaj tekniğini sinema diline de yansıtan belgesel, genç bir Türk sanatçının yabancı bir ülkede yer edinme çabasından, dünyanın önemli ressamlarından biri haline gelmesinin yolculuğunu sinemaya aktarıyor. Sanatçının yolculuğu İstanbul Modern'de Bülent Eczacıbaşı'nın anlatımıyla aktarılan retrospektifle sanatsal doruğuna ulaşıyor. İlk kez gün yüzüne çıkan fotoğraflar Fısıldayan Duvarlar, 1960'lardan 2000'lere toplumsal değişim rüzgarlarını Doğançay’ın resimleriyle ifade ederken, sanatçının 114 ülkede çektiği fotoğrafları da ilk kez bu belgeselde gün yüzüne çıkıyor. Bugün Metropolitan Müzesi gibi dünyanın en büyük sanatsal anıtları olarak tanımlanan dünya müzelerindeki eserleriyle günümüze nasıl konuştuğunun da izini sürüyor.

Hayat arkadaşı Angela Doğançay, Fısıldayan Duvarlar, sanatçının yolculuğundaki dayanıklılık temalarından, imza tarzını arayışına yolculuğunun izini sürüyor. Sanatçının mirasını ölümsüzleştirmeye kendini adamış hayat arkadaşı Angela Doğançay filmin başkarakteri olarak öne çıkıyor. Fısıldayan Duvarlar'ın sinematik dili, Doğançay'ın resimlerinde başardığı gibi, sokaktan esere, eserden hayata gidip gelen, 'Çift Gerçekçilik' tarzını yansıtıyor. Müziklerini ünlü müzisyen Doğan Duru’nun bestele diği belgesel, 44. İstanbul Uluslararası Film Festivali, Belgesel Kuşağı bölümünde dünya prömiyerini yapacak.