Son enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından gözler piyasalardaki son durum ile etiket fiyatlarına çevrildi. Asgari ücrete gelen yüzde 27’lik zammın ardından SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin yüzde 12.19, memur ve memur emeklilerinin yüzde 18.60 oranında enflasyon farkı alacağı kesinleşmiş oldu. Ancak bu artışların hemen sonrasında piyasadaki neredeyse her ürüne yüzde 15 ile 30 arasında değişen oranlarda zam yapılması vatandaşın keyfini kaçırdı. Sahada oluşan tablo “maaş artışı-hayat pahalılığı” dengesini yeniden tartışmanın merkezine taşırken, ekonomiden yansıyan veriler de kafa karışıklığını artırdı. Son verilere göre tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık bazda yüzde 0.89, yıllık bazda yüzde 30.89 olarak ölçümlenirken; aynı dönemde yurt içi üretici enflasyonu (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 0.75, yıllık yüzde 27.67 olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz gün kira artışında da tavan oran da netleşirken, ocak ayında konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek azami artış oranı yüzde 34.88 olarak belirlendi.

Fiyat hareketinin yaygınlığına ilişkin bir diğer veri de endeks başlıklarından geldi. Endekste yer alan 143 temel başlıktan Aralık ayında 108’inde artış, 27’sinde düşüş görülürken, 8 başlıkta değişim olmadığı bildirildi. ENAG ise son enflasyonu aylık yüzde 2.11, yıllık yüzde 56.14 olarak hesapladığını duyurdu.

EN BÜYÜK ARTIŞ EĞİTİMDE
Öte yandan son verilere göre giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 2.94, ulaştırma fiyatları ise yüzde 1.03 gerilerken; en yüksek aylık artışın yüzde 2.91 ile haberleşme grubunda gerçekleştiği bildirildi. Aylık enflasyona en yüksek ağırlıkla etki eden üç ana grupta ise gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 1.99, konut yüzde 1.39 artarken; ulaştırmanın yüzde 1.03 azaldığı vurgulandı. Yıllık tarafta en dikkat çekici başlıklardan biri eğitim oldu. TÜİK’e göre yıllık artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 66.27 ile eğitim, en düşük olduğu ana grup ise yüzde 6.5 ile giyim ve ayakkabı olarak kayda geçti. En yüksek ağırlığa sahip üç ana grupta yıllık artışlar gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 28.31, ulaştırmada yüzde 28.44, konutta yüzde 49.45 şeklinde sıralandı.

EMEKLİ NASIL GEÇİNECEK?
TÜİK’in son enflasyon verilerinin ardından memur ve memur emeklilerinin 2026’nın ilk altı ayında alacağı artış oranı ile SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylık artış oranları başlık başlık şekillendi. Ancak enflasyon farkları emeklileri memnun etmedi. Memur emeklilerinin aylıklarında artış yüzde 18.60, SGK ve Bağ-Kur emekli aylıklarında artış oranı yüzde 12.19 oldu. Açıklanan zam oranlarıyla birlikte “en düşük” maaş başlıklarında da yeni eşikler paylaşıldı.

ENFLASYON DÜŞECEK Mİ?
Ekonomist Özlem Derici Şengül, enflasyondaki düşüş eğiliminin olumlu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Ücret artışları ve zamlar tarafında, asgari ücret zammının ekstra bir talep patlaması yaratacağını düşünmüyorum. Artış oranı daha çok alım gücündeki kaybı telafi etmeye yönelik. Bu nedenle çok ciddi bir talep artışı beklemiyorum. Ocak ayı enflasyonunda aylık ana eğilimde bir miktar yükseliş görebiliriz; ancak genel resimde enflasyondaki düşüşün devam edeceğini düşünüyorum.”

Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 50 bin 503 liradan 61 bin 890 liraya yükseldi. En düşük memur emekli aylığı da 22 bin 671 liradan 27 bin 772 liraya çıktı.

HER ŞEY ZAMLANDI
Kamuoyu araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise ortaya çıkan verilerin emekçi kesimler üzerindeki geçim baskısını artırdığına dikkat çekerek, enflasyon, kira, maaş setinin “birlikte” okunması gerektiğini vurguladı. Tebrizcik, açıklanan tabloda yıllık TÜFE’nin yüzde 30.89 görünmesine karşın, 12 aylık ortalamaya göre kira artış tavanının yüzde 34.88’e oturmasının “gelir artışı daha cebe girmeden barınma maliyetinin kapıya dayanması” anlamına geldiğini söyledi. Perakende tarafına işaret eden Tebrizcik, "Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artışın yüzde 28.31 olması mutfak tarafındaki basıncı diri tutuyor" dedi.