Fransa, cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru giderken siyasi atmosfer giderek geriliyor. Ulusal Bütünleşme Partisi'nin lideri Marine Le Pen'in adaylığı belirsizliğini korurken, partinin yükselen yüzü Jordan Bardella sahneye tek başına çıkıyor. Bardella, Paris'te kitabını tanıttı ama verdiği mesajın 'yeni bir liderlik döneminin başladığı yönünde' olduğu öne sürüldü.

30 yaşındaki Bardella, ikinci kitabı “Fransızların İstediği” adlı çalışmasını Paris’te, Elize Sarayı’nın hemen yanında, mentoru Marine Le Pen’in önünde tanıttı. Tanıtımda verdiği mesajın, 'yeni bir liderlik döneminin başladığı' yönünde olduğu öne sürüldü.

Tanıtım sırasında konuşan Bardella, “Fransızların bana söylediklerini yazmak istedim. 10 yıldan fazla siyasetteyim ve seçim kampanyaları sırasında, politikacılarla Fransızların gerçek yaşamı arasındaki kopuşu gördüm. Çalışan, erken kalkan, çiftçi, balıkçı, restoran işleten, hâkim, asker… yani ülkemizi ayakta tutan bu insanların sesini duyurmak istedim.” ifadelerini kullandı.

İtalyan göçmen bir ailenin çocuğu olan Bardella, kitabında 'sessiz öfke, yorgunluk ve anlaşılmazlık' karışımı bir ülkenin günlük yaşamını anlatan 20 portreye yer veriyor. Bu portreler; çiftçilerden kolluk kuvvetlerine, finans sektöründen sağlık çalışanlarına kadar farklı meslek gruplarını kapsıyor.

Ancak kitapta yer alan kişilerin çoğunun Bardella’nın partisinden olması, çalışmanın bir seçim kampanyası programı niteliği taşıdığı izlenimini veriyor. Her bireysel hikâye, Bardella’nın siyasi programına giriş olarak değerlendiriliyor.

Marine Le Pen’in siyasi geleceği, 13 Ocak’ta görülecek temyiz davası sırasında şekillenecek. Eğer aday olmazsa, yerine Jordan Bardella’nın aday gösterilmesi bekleniyor. Bardella’nın kitabı, aşırı sağın 'B planı' olarak yorumlanıyor.

Ülkede yapılan son anketler, Bardella ve Le Pen’in yüzde 33 civarında oyla 2027’deki cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu açık ara önde tamamlayacağını gösteriyor.