İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları yaklaşık 2 yıldır devam ederken, Fransa ve Belçika'nın da dahil olduğu farklı Avrupa ülkeleri, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde gözlemci devlet statüsüne sahip Filistin Devleti'ni tanıyacaklarını duyurdu. Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande döneminde Parlamentonun alt kanadı olan Ulusal Meclis, 2 Aralık 2014'te, üst kanadı olan Senato ise 11 Aralık 2014'te yönetimden Filistin devletinin tanımasını talep eden önergeyi kabul etti.

Ancak, İsrail'i 25 Ocak 1949'da resmi olarak tanıyan Fransa, yıllardır iki devletli çözümü savunmasına rağmen Filistin'i tanımak için o dönemde somut bir adım atmadı. Fakat Fransa hükümeti temmuzda yaptığı açıklamayla Filistin Devleti'ni bu ay tanıyacağını bildirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu kararını, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden 24 Temmuz'da yaptığı paylaşımda, "Orta Doğu'da adil ve kalıcı bir barışa yönelik tarihsel taahhüdüne sadık kalarak, Fransa'nın Filistin Devleti'ni tanımasına karar verdim." sözleriyle duyurdu.

Fransa'nın bu açıklaması, Tel Aviv hükümetinin sert tepkisine neden oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 17 Ağustos tarihli resmi mektubunda, Macron'un diğer ülkeleri Filistin Devleti'ni tanımaya çağırarak, Yahudi karşıtlığının ateşini beslediğini savundu. Elysee Sarayı, 20 Ağustos'ta Netanyahu'nun mektuptaki ifadelerinin "yanlış ve iğrenç" bir analiz olduğunu bildirdi. Ayrıca Fransız lider, İsrail Başbakanı'na gönderdiği ve Le Monde gazetesinin 26 Ağustos'ta yayımladığı yanıt mektubunda, Yahudi karşıtlığı konusundaki eylemsizlik suçlamalarını reddetti ve "Gazze'nin işgalinin İsrail'e asla zafer getirmeyeceğini" vurguladı.

Prof. Dr. Chagnollaud, Fransa'nın yıllar içinde 2 devletli çözüm konusundaki tutumunu ve Macron'un Filistin Devleti'ni bu ay tanıyacağını açıklamasını, AA muhabirine değerlendirdi. "11 yıl önce Fransız Ulusal Meclisi ve Senato, yönetimden Filistin'i tanımasını istemişti" diyen Chagnollaud, Gazze'nin içinde bulunduğu mevcut "korkunç bağlamda" Fransa'nın Filistin Devleti'ni tanıyacağını söylemesinin önemli olduğunu belirtti. Fransa'nın bu tutumuyla "savaşla hiçbir yere varılamayacağı, yalnızca sonu gelmeyen trajedilerin olacağı" mesajını verdiğine işaret eden Chagnollaud, "Bu nedenle, İsrail-Filistin çatışmasını çözüme kavuşturmak için mümkün olan tek yol 2 devletli çözümdür." değerlendirmesinde bulundu.

Jean-Paul Chagnollaud, "Filistin Devleti'ni tanıyoruz" demenin, 2 devletli çözümden yana olduğunu söylemek anlamına geldiğini belirterek, "Elbette bu, bunların da ötesinde, Netanyahu hükümetinin korkunç koşullarda her gün ihlal etmekte olduğu uluslararası hukuka saygı duymak gerektiği anlamını da taşıyor." görüşünü paylaştı. Fransa'nın, attığı bu adımla başka Batılı ülkeleri teşvik etmek istediğini dile getiren Chagnollaud, "Esasında tüm dünya, Batı hariç Filistin Devleti'ni tanıdı." dedi. Chagnollaud, Fransa'nın bu kararının, farklı aşama ve tereddütlerden geçen uzun süreli bir düşünme sürecinin ardından geldiğine dikkat çekti ve Macron'un bu kararının, uzun süredir devam eden uluslararası hukukun ihlalleri, kıtlık, soykırım eylemleri ve diğer etkenlerden kaynaklandığını ifade etti. Chagnollaud, Fransa'daki bazı partilerin tutumu, ABD ile ilişkiler ve İsrail ile ilişkiler göz önünde bulundurulduğunda adım atmak için belirli bir cesaret gerektiğini belirtti. Macron'un bu kararının, özellikle İsrail tarafından sert eleştirilerle karşı karşıya kaldığını ve bunun diplomatik adımın önemini gösterdiğini vurguladı. Chagnollaud, Macron'un Netanyahu'ya yazdığı mektubunda, İsrail'in "her anlamda felakete yürüme" durumunu da belirttiğini ifade etti. Fransa'nın uluslararası hukuktan yana bir tavır takındığını ve bu konudaki tutumunun değişmeyeceğini belirtti.

Sonuç olarak, Fransa'nın Filistin Devleti'ni tanıma kararı, uluslararası ilişkileri etkileyecek önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.