Ahmed el Madhoun, zorluklara rağmen hayattan zevk alan biriydi. Neşeli gülümsemesiyle yaramaz, tombul, küçük bir çocuktu. Gazze şehrindeki yarı yıkılmış evinden annesi Majdiya, telefonundan oğlunun videolarını gösteriyor. Birinde Ahmed bir kedi yavrusunu kucaklıyor, diğerinde ise bir yüzme havuzuna atlıyor. Ancak Down sendromlu Ahmed kayıp. 21 yaşındaki genç, Mayıs 2025'te bir dükkana uğradıktan sonra ortadan kayboldu. O dönem Gazze'de Hamas ile İsrail arasında şiddetli bir savaş yaşanıyordu.

Majdiya, o günden beri oğlunun öldüğünden endişe ediyor. Gazze'nin her yerindeki diğer anneler de benzer acılar yaşıyor. İsrail'in saldırıları başlatmasından bu yana Gazze'de 73 binden fazla insan öldü. Bu ölümlerin yaklaşık 1200'ü geçen Ekim ayında ateşkes ilan edildikten sonra gerçekleşti. Ancak ölen Filistinlilerin gerçek sayısı çok daha yüksek olabilir.

Kızılhaç, yıkıntılar altında kalmış kayıpların bulunması için beş binden fazla talep aldığını belirtiyor. Gazze Sivil Savunma teşkilatı ise kayıp sayısının sekiz bini aştığını tahmin ediyor.

Ahmed el Madhoun'un ailesi, onun öldürülmüş olabileceğini biliyor, ancak İsrail güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceğinden de endişe ediyor. İsrail merkezli İşkenceye Karşı Kamu Komitesi, yaklaşık üç yıl süren savaş boyunca İsrail güçlerinin Gazze'den yaklaşık yedi bin Filistinliyi gözaltına aldığını bildirdi.

HaMoked’e göre bu ay itibarıyla Gazze'den yaklaşık 1300 tutuklu, herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın İsrail hapishanelerinde tutuluyor. Aileler, akrabalarının nerede olduğu konusunda sıklıkla bilgilendirilmiyor, bu da onları bulmak için STK'lara ve avukatlara güvenmeye zorunlu kılıyor.

Aida al Drimli, oğlu Mahmud'un 2024 yılında kaybolduğunu ve o günden beri onu aradığını söylüyor. Sosyal medyada iki İsrail askerinin, gözleri ve elleri bağlı bir Filistinli tutukluyla poz verdiği bir fotoğrafın ortaya çıkmasıyla, oğlu Mahmud'un bu kişi olduğuna inanıyor. Ancak elinde yalnızca tek bir fotoğraf olduğu için kesin bir bilgiye ulaşamıyor.

Aileler için en zor olan belirsizlik. Akrabalarının ölü mü yoksa sağ mı olduğunu bilmedikleri için huzur bulamıyorlar. Bu durum, var olan acıya tuz biber eklemek gibi. Aylarca, hatta yıllarca sürebilecek zorlu bir zihinsel durumla karşı karşıyalar.