Sağlıklı nesiller yetiştirmenin yolu, doğayla uyumlu üretim ve bilinçli beslenmeden geçiyor. Çocukların daha sağlıklı bir geleceğe adım atması için yola çıkan organik atıştırmalık markası Humm Organic ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), ‘Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek’ projesiyle sürdürülebilir bir toplumsal dönüşüme öncülük etti. Organik beslenmeyi çocuk haklarıyla buluşturan bu iş birliği, hem çevreye duyarlı üretimi teşvik ediyor hem de ailelerde sağlıklı yaşam bilincini artırmayı hedefliyor. Projenin ilk adımında, AÇEV logosu taşıyan Humm Organic Zencefilli & Tarçınlı Kurabiye ve Çilekli Kurabiye, Migros mağazalarında ve sanal market uygulamasında tüketicilerle buluştu. Satışlardan elde edilen gelirin bir kısmı, AÇEV'in çocuklara ve ailelerine yönelik yürüttüğü bilimsel temelli eğitim programlarına aktarılacak.

İş birliğine ilişkin konuşan AÇEV Genel Müdürü Senem Başyurt, “Bu proje, erken yaşlardan itibaren sağlıklı beslenmenin her çocuğun hakkı olduğuna dair sürdürülebilir farkındalık yaratma misyonu taşıyor. Humm Organic’in değerleriyle AÇEV’in deneyimini buluşturarak, bir neslin daha iyi beslenerek büyümesine katkı sunmak istiyoruz” dedi.

Üç anne girişimciden sosyal sorumluluk manifestosu
Üç annenin mutfakta başlayan arayışı, bugün binlerce çocuğun sağlıklı geleceğine uzanan bir hikâyeye dönüştü. Kendi çocukları için katkısız, doğadan gelen, güvenilir atıştırmalıklar ararken yola çıkan Aslı Acundaş, Hale Şener ve Damla Şener Akkaynak, bu ihtiyacın aslında tüm ailelerin ortak isteği olduğunu fark etti. İşte Humm Organic, annelik içgüdüsünden doğan bu samimi arayışın ürünü oldu. Her bir kurabiye, çocukların sağlıklı beslenme hakkını savunan bir değer, doğaya saygılı üretimin ise sessiz bir manifestosu haline geldi.

“Humm Organic olarak sadece ürünlerimizle değil, yürüttüğümüz sosyal projelerle de ‘sağlıklı beslenmek çocukların hakkıdır’ bilincini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” diyen Damla Şener Akkaynak sözlerine şöyle devam etti: “Hedefimiz erken çocukluk dönemi. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklarda sağlıklı beslenme bilincini oluşturmak çok zor ancak çok kıymetli. Temeli oluşturduğumuz bir dönem ve ne yazık ki yapılacak olası hataların telafisi yok. Bu çocukların gelişimlerini desteklemek, sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmelerini sağlamak ve ailelerini de bu alanda desteklemek amacıyla AÇEV’in yürüttüğü bilimsel temelli eğitim programlarına maddi kaynak sağlamakla kalmıyor, böylece Türkiye genelindeki bu eğitimlerin sürdürülebilirliğine de destek oluyoruz. Kurduğumuz sosyal yatırım ekosistemi bir yıl boyunca devam edecek ve satış sınırımız olmayacak. Eğitimler devam ederken diğer yandan hem ebeveynlere hem de çocuklara yönelik iki farklı kitap projemiz hayata geçmiş olacak. Hedefimiz bir yıl sonunda toplam 10 bin çocuğa ve ebeveyne ulaşmak.”

Çocuklara ve annelere dokunan farkındalık çalışması
Sağlıklı beslenmenin bir ayrıcalık değil, her çocuğun en temel ve öncelikli hakkı olduğuna dikkat çeken Hale Şener de, “Yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki, katılımcıların yüzde 30'undan fazlası, hamilelik sürecinde veya çocuğu olduğunda ilk kez organik gıda tüketimine başlıyor. Bu sonuçlar, annelerin çocuklarının sağlığı için son derece duyarlı ve öğrenmeye açık olduğunu gösteriyor. Amacımız sadece en doğru, en sağlıklı ürünü sunmakla kalmayıp, bir adım ileriye taşımaktı. AÇEV ile hem çocuklara hem de annelere yönelik böyle bir farkındalık çalışmasına imza attık” dedi.

Projenin geleceğe dair vizyonunu paylaşan Aslı Acundaş ise "Çocukların gözlerindeki merak ve yüzlerindeki gülümseme, aslında her şeyin özeti. Biz Humm Organic olarak sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğunu taşıyoruz. Bir çocuğa sağlıklı beslenmeyi öğretmek, sadece bedenini değil, düşünme biçimini de dönüştürür. Onlara seçim yapmayı, sorgulamayı, bilinçli tüketici olmayı öğretir. Bizim geleceğe dair hayalimiz çok net: Sağlıklı, mutlu, bilinçli bir nesil" ifadelerinde bulundu.

5 gün organik beslenmek pestisit oranını yüzde 80 azaltıyor
Projenin akademik kısmında görev alan Beslenme Uzmanı Yasemin Güzel, organik beslenmenin bilimsel önemine dikkat çekti: “Çocukluk dönemi yalnızca fiziksel değil; zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin de en kritik evresidir. Erken yaşta kazandırılan doğru beslenme alışkanlıkları kalıcıdır ve yaşam boyu sağlıklı seçimler yapmanın en güçlü teminatıdır. Bilimsel olarak biliyoruz ki; çocuklar yetişkinlere göre pestisit ve diğer kimyasallara çok daha hassastır. Yalnızca 5 gün boyunca tamamen organik besinlerle beslenen çocukların idrar örnekleri incelendiğinde, vücutlarındaki pestisit kalıntılarında %80’e varan azalma saptanmıştır. Bu bulgu, organik beslenmenin çocukların kimyasal madde maruziyetini kısa sürede dahi ne kadar etkili biçimde azalttığını göstermektedir. Ebeveynler olarak çocuklarımıza doğru seçenekleri sunduğumuzda, onların damak hafızalarını ve lezzet haritalarını da inşa etmiş oluyoruz. Ne yediğimizi, çocuklarımıza ne sunduğumuzu bilmek; ebeveyn olarak en temel sorumluluklarımızdan biridir” dedi.