Sayıları 4 milyona yaklaşarak ülkedeki tüm girişimlerin yüzde 96,6’sını oluşturan, ülke ekonomisinin adeta omurgası konumundaki küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) bankacılık sektörünce açılan kredilerden ise ancak dörtte bir pay alabiliyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) verilerine göre çalışan sayısı 250’yi geçmeyen işletmelere açılan kredi hacmi 2025 yılında yüzde 45,1 artışla 6 trilyon 218,1 milyar liraya ulaştı. Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi ise 2025 sonu itibarıyla 23 trilyon 714,6 milyar lira olarak kaydedildi. KOBİ kredileri, toplam kredi hacminden yüzde 26,2 pay aldı.
KOBİ kredilerinin 5 trilyon 56,5 milyar liralık bölümünü TL cinsi, 1 trilyon 161,6 milyar lirasını ise yabancı para üzerindeki krediler oluşturdu. 2025 sonu itibarıyla KOBİ kredilerinin 2 trilyon 869,3 milyar liralık bölümü “orta büyüklükteki”, 1 trilyon 683,3 milyarı “küçük” ve 1 trilyon 665,5 milyarı “mikro” işletmelere ait. Yıllık bazda en hızlı büyüme, orta büyüklükteki işletmelerin kredilerinde yaşandı.
KOBİ’ler, takibe düşen alacaklardaki artışta da öne çıktı. 2025 yılında, KOBİ’lere ait takibe düşmüş kredi tutarı, yüzde 131,7 oranında artarak 200,5 milyar liraya ulaştı. Bu durum, KOBİ’lerin takibe düşmüş toplam kredi alacaklarının üçte birden fazlasını oluşturduğunu gösteriyor.
Ağustos ayında yapılan yönetmelik değişikliği ile KOBİ tanımında yer alan net satış hasılatı veya mali bilanço üst sınırı 500 milyon TL’den 1 milyar TL’ye yükseltildi. Bu sayede daha fazla işletmenin KOSGEB desteklerinden yararlanmasının önü açıldı. KOBİ’lerin Ar-Ge harcamalarının toplamda yüzde 28,8 oranındaki kısmı, 119 milyar 151 milyon TL olarak kaydedildi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'deki tüm girişimlerin yüzde 96,6'sını KOBİ'ler oluşturuyor ve KOBİ'ler istihdamın yüzde 68,5'ini, üretimin yüzde 39,8'ini, cironun yüzde 44,1'ini gerçekleştiriyor. İhracatta KOBİ'lerin payı ise toplam ülke ihracatının yüzde 29,6'sı olarak belirlenmiştir.



