Darius Khondji, "Seven", "Delicatessen", "Uncut Gems" ve "Mickey 17" gibi yapıtlarla çağdaş sinemanın unutulmaz görsel deneyimlerini şekillendiren bir görüntü yönetmeni olarak, sinemada ışığın önemini, yapay zeka ve çalıştığı büyük yönetmenlerle olan ilişkisini anlattı. Khondji, görüntü yönetmenini bir çevirmene benzeterek, yönetmenin zihnindekileri görsele tercüme ettiğini söyledi.
Khondji, büyük yönetmenlerin ortak özelliğinin tutku olduğunu belirtti. "Yıllar içerisinde farklı yönetmenlerde gözlemlediğim ortak nitelik ya da ortak şey tutkularıydı. Yapmak istedikleri şey konusunda tutkulu olan yönetmenler asla vazgeçmiyor" dedi. Çalıştığı yönetmenler arasında Alejandro Inarritu, Josh Safdie ve Ari Aster gibi isimler yer alıyor.
Işığın kendisi için hayat anlamına geldiğini vurgulayan Khondji, "Işık hayattır. Işık benim için her şeyin başlangıcıdır" ifadesini kullandı. Ayrıca yapay zekaya karşı önyargılı olmadığını belirterek, bunun yeni bir sanat formunun keşfine giden yeni bir yol olabileceğini ifade etti.
Khondji, Türkiye'de bir film çekmekten mutluluk duyacağını ve Nuri Bilge Ceylan'ın sinemasını duyduğundan ötürü onun filmlerini izlemek istediğini dile getirdi.
Darius Khondji, İran doğumlu olup Fransa'da yetişmiştir. "Delicatessen" (1991) ve "The City of Lost Children" (1995) gibi filmlerle dikkati çekerken, "Seven" (1995) ile çıkış yaptı. Oscar'a aday gösterildiği "Evita" (1996) ile de tanınmaktadır. Khondji, "Midnight in Paris" (2011), "Okja" (2017) ve "Parasite" (2019) gibi filmlerde de önemli görsel diller yaratmıştır.




