Gülistan Doku’nun 2020 yılında kaybolmasına ilişkin soruşturma cinayet şüphesiyle yeniden ele alındı. 7 ilde düzenlenen operasyonlarda 13 kişi gözaltına alındı. Aile ve avukat, soruşturmanın başında dosyanın “intihar” yönünde ele alınarak örtbas edildiğini savunurken, yeni savcılıkla birlikte dosyada cinayet şüphesine işaret eden delillere ulaşıldığı ifade edildi. Soruşturmanın genişletilmesi ve bazı üst düzey isimler hakkında işlem yapılması talep edildi.
5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma, cinayet şüphesi kapsamında yeniden şekillendi. Dosyada 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenirken 13 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler arasında Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu bildirildi.
Soruşturma kapsamında cinayet şüphesiyle yürütülen operasyonlarda 13 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonun, farklı illerde eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği öğrenildi.
Gülistan Doku’nun babası Halit Doku, “Adalete inanıyoruz, en sonunda adalet yerini buldu.” ifadelerini kullanırken, anne Doku ise sürece ilişkin “Teyze kızın burada yok dediler. Tuncay Sonel ‘gidin’ dedi ısrarla.” ifadelerine dikkat çekti.
CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz ve Kameraman Can Şahiner’e konuşan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın ilk aşamalarına ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu: “Gülistan Doku soruşturması 5 Ocak 2020 tarihinde Gülistan Doku’nun zorla kaybedilmesi ardından Diyarbakır ilinden Tunceli’ye gelen ailesinin yaptığı şikayet üzerine 06 Ocak 2020 tarihinde başlamıştı.”
Çimen, dosyanın uzun süre farklı bir çerçevede yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Bu soruşturmanın ilk aşaması, üst düzey kamu görevlisinin gerçekleştirdiği profesyonel örtbas nedeniyle dosya 220 gün boyunca sadece intihar şeklinde ele alındı ve yapılan tüm işlemler de Baraj Gölü’nde arama şeklinde gerçekleştirildi. Dosyada hürriyet tahdit şeklinde yürütülüyordu.”
Çimen, 04 Ocak 2020 gecesi yaşanan olaya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Hürriyet tahdit suçlaması ise 04 Ocak 2020 günü gece gerçekleşmişti. Gürcistan’a zorla bir araca bindirilmeye çalışılmıştı. Bir vatandaşın ihbarı nedeniyle kolluk olay yerine gelmişti. Ancak nöbetçi savcının talimatı alınmadan, baş şüphelinin asayiş şubede görevli polis memuru olan babası aranarak dosya kapatılmıştı.”
Çimen, bu süreç işleseydi Gülistan’a ulaşılabileceğini savunarak: “Aslında 04 Ocak 2020 gecesi usule uygun bir soruşturma yapılmış olsaydı belki Gülistan’a sağ ulaşma imkânımız olacaktı. Ancak bu örtbas nedeniyle bir gün sonra kayboldu.”
Avukat Ali Çimen, dosyada kamuoyunda oluşturulan algıya da dikkat çekti: “Başından itibaren bunun intihar olduğu bilinçli şekilde medyaya pompalandı. Belli kişiler tarafından intihar algısı yaratılmaya çalışıldı. Gülistan Doku'nun intihar etmesi için bir neden olması gerekiyordu. Gülistan Doku intihar edecek olsa son gününü herhâlde gidip part-time çalışarak geçirmek istemezdi veya yeğenine oyuncaklar alıp ailesine ben iki gün sonra Diyarbakır'a geleceğim demezdi.”
Çimen, soruşturmanın yönlendirilmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “220 gün boyunca barajda arama yapıldı. Üç kere tekrarlandı. Çok ciddi kamuoyu oluşturuldu. Binlerce, belki milyonlarca lira harcandı.”
Soruşturmada son aşamaya gelindiğini belirten Çimen, şunları söyledi: “Aradan 5 yıla yakın zaman geçti. Yeni savcıyla birlikte 1,5 yıldır geriye yönelik kesin delillere ulaşıldı ve dosya ilk defa insan öldürme şeklinde ele alındı. Bu aşamadan sonra tutuklamalar gerçekleşti.”
Çimen, soruşturmanın etkinliği için kritik bir çağrıda bulundu: “Üst düzey kamu görevlisinin bu aşamaya kadar gözaltına alınmaması ve tutuklama yapılmaması sürece olumsuz yansıyor. İçerideki failler için bir güven algısı oluşmaması için bu kişinin de tutuklanması gerekiyor.”
Gülistan Doku’nun ölümüne ilişkin iddiaları değerlendiren Çimen, şunları söyledi: “Gülistan 21 yaşında, üniversite öğrencisi. Çevresinde karmaşık bir ilişki ağı yok. Son gece baş şüpheliye ‘korkuyorum’ mesajı attı. Ona bir şey yaptırılmak istendi, kabul etmedi ve bu nedenle cezalandırıldığı düşünülüyor.”
Çimen, soruşturmanın sonucuna ilişkin beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu soruşturmanın sonunda Gülistan Doku’ya ne olduğu ortaya çıkacaktır. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı bu gerçeği ortaya çıkaracaktır. Yani biz buna inanıyoruz.”




