Ünlü şarkıcı Güllü’nün (52) Yalova’daki evinin 6’ncı katından düşüp hayatını kaybetmesi tüm Türkiye’yi derinden sarsmıştı. Ancak sonrasında gündeme gelen iddialar yaşanan şoku daha da artırdı. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) her ne kadar “Annem Roman havası oynarken dengesini kaybedip düştü” dese de cenazede gözyaşlarına boğulup çığlık çığlığa ağlasa da birbirinden vahim iddialar havalarda dolaşıyordu. Güllü’yü kızının öldürdüğü, arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun da ona yardım ettiği konuşulmaya başlamıştı.
İşte inanmakta güçlük çekilen bu iddialar, önceki gece gelen itirafla ete kemiğe büründü. Olay günü Güllü ve kızı Tuğyan dışında evde olan tek kişi Sultan Nur, emniyette her şeyi adım adım anlattı. Buna göre; Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem o gün annesini öldürmeyi kafasına koymuştu. Normal geçen günün ardından akşam için eğlence ortamını da bu yüzden tertip etti. Zaten alkolle arası iyi olduğunu söylediği annesinin o akşam da bolca alkol alması bu ortamı daha da kolaylaştırdı. Kafasındaki sinsi planı aşama aşama devreye soktu. Önce annesi Güllü lavabodayken Sultan Nur’a salondaki kameraların fişini çektirdi.
Ardından kendi odasına geçip pencereyi de açtı. Zaten bu bölüm odaya sonradan eklendiği için zemin ile pencere yüksekliği olması gerekenden daha alçaktı. Kendisi pencerenin hemen yanındaki yatağın ucuna oturdu. Sultan Nur ise elbise dolabının aynasında saçlarını düzeltip kendince makyaj dokunuşları yapıyordu.
Tuğyan, o gece için başka detayları da düşünmüştü. Güllü lavabodan çıkınca duyup gelsin diye çok sevdiği ve neredeyse her duyduğunda oynamaya başladığı Bulgarca Malkata (küçük kız) adlı şarkıyı açtı. Güllü’nün gelmesini beklemeye başladı. Lavabodan çıkınca bu müzik sesini duyan Güllü de kamera kayıtlarına da geçen ‘O ne lan!’ ifadesiyle biraz ilgi biraz da merakla direkt kızının odasına gitti. Orada onu hiç ummadığı bir ölümün beklediğinden habersizdi.
Odaya girer girmez müziğin ritmiyle oyuna dahil oldu ve kızıyla dans etmeye başladı. Yatağın önüne doğru ilerledi. Pencereye biraz daha yaklaşınca kızı Tuğyan hemen devreye girdi. Sultan Nur’un ifadesine göre “Anne camda kelebek var” diyerek Güllü’yü pencereye yönlendirdi. Sultan Nur sonrasını ifadesinde şöyle anlattı: “Gül Anne’nin yüzü cama dönüktü. Tuğyan dizlerinin yukarısından sarılıp Gül Anne’yi aşağı itti. Aşağı baktım, düşmüştü. Şoke oldum. Tuğyan bana ‘Koş’ dedi, aşağıya koştuk.”
Hürriyet’in ulaştığı detaylara göre Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz ve 2 savcı tarafından sorgulanan Sultan Nur’a elde edilen bazı ses kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer bulgular gösterildi. Önceden beri üzerinde bir baskı hissettiği anlaşılan Sultan Nur; polis, savcılar ve avukatları huzurunda ikna olarak itirafçı olmayı kabul etti. “Bu zamana kadar konuşacak ortam bulamadım, konuşursam üstüme kalır diye de korktum” diyerek her şeyi anlatmaya başladı.
Soruşturma devam ederken birçok tanık da kendiliğinden gelerek ifade verdi. Tanıklardan özellikle ikisinin ifadeleri sürecin seyrini değiştirebilecek nitelikteydi. Bunlardan ilki Sultan’ın bir arkadaşıydı. Sultan, bir gece yarısından sonra (02.42’de) beni aradı. ‘Korkuyorum, bana yardım et’ dedi. Ben de ‘O gece ne olduğunu anlat’ dedim. O da bana, ‘Tuğyan camda kelebek var deyip Güllü Anne’yi oraya yönlendirdi, sonra da aşağı atıp öldürdü’ diyerek o geceyi anlattı. Bunları dinleyen arkadaşı hemen polise gidip Sultan’dan duyduklarını anlattı.
Polise dikkat çekici bilgiler veren ikinci tanık da Sultan’ın babası Arif Ulu’nun arkadaşıydı. O tanık da “Arif iş arıyordu. Ben de ‘Önce kızına bul’ dedim. Arif de ‘Onun işe ihtiyacı yok, Tuğyan ona artık ömür boyu bakmak zorunda’ deyince şüphelendim” diyerek gidip olup biteni polise bildirdi.
Cinayete giden sürecin de bu gerilimlerle başladığı değerlendiriliyor. Yine bazı tanıkların ve tanıyanların ifadelerine göre Tuğyan annesini öldürtmek için geçmişte ‘kiralık katil’ arayışına bile girmişti. Güllü kendisine ‘hayat sigortası’ yaptırmıştı. Herhangi bir sebepten ölümüyle “yüklü miktardaki” hayat sigortası tazminatı, mirasçılarına geçecekti. İddialara göre Tuğyan bunu da hesaba katmış, hatta annesinin ölümünden sonra ‘Ne zaman ödenecek?’ diye sigorta şirketiyle de görüşmüştü.
Tuğyan, annesini ‘tasarlayarak kasten öldürmek’ suçundan tutuklandı. Bu suçun TCK’da öngörülen cezası ‘ağırlaştırılmış müebbet’. Eğer yargılama sonunda bu cezayı alırsa 36 yıl boyunca cezaevinde kalacak. Bu cezanın bir bölümü tek başına bir hücrede çekilecek. Yakınlarıyla görüşme imkânı da çok kısıtlı olacak.
Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen Tuğyan Ülkem Gülter, görüntü ve fotoğrafını çeken basın mensuplarının sorularına “Ben suçsuzum, gerçekler ortaya çıkacak” diye cevap verdi.


