İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarında üst düzey İranlı askeri yetkililer öldürülmüştü. Ardından ise İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e suikast girişiminde bulunulduğu iddiası gündeme geldi.

Hamaney, yaptığı açıklamada, "Zarar vermekle tehdit ediyorlar. Elbette eğer zarar verirlerse, kesinlikle güçlü bir saldırıyla karşılaşacaklar" sözlerini kullandı.

Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İran rejiminin zayıflığını vurgulayarak "İranlılar, rejimin düşündüklerinden çok daha zayıf olduğunu anladı. Bunu fark ettiler ve bu bazı sonuçlar doğurabilir" dedi.

Uzmanlara göre, böyle bir suikast girişimi ters tepebilir. 13 Haziran'da İsrail’in İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından Hamaney’in nerede olduğu merak konusu oldu. İran yönetimi, yetkililere elektronik cihaz kullanmamaları yönünde talimat verirken, bazı kaynaklara göre Hamaney önce tüneller aracılığıyla Tahran dışındaki bir istasyona, oradan da Meşhed’deki kalesine geçti.

İsrail Başbakanı Netanyahu, yaptığı açıklamada Hamaney’e suikast düzenleyebileceklerini ima ederek, "Ne gerekiyorsa yapacağız" dedi. ABD Başkanı Donald Trump ise, Hamaney’in yerini bildiğini öne sürerek, "Onu şimdilik öldürmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Trump’a, İran'ın teslim olmayacağını söyleyen dini lider hakkında ne düşündüğü sorulduğundaysa, yalnızca "İyi şanslar diliyorum" yanıtını verdi.

France 24’e konuşan Ortadoğu uzmanı Ruzbeh Parsi, Hamaney’in öldürülmesi halinde İran’ın nükleer silah programına hız vereceğini söyledi ve "Ali Hamaney, kararsızlığı ve nükleer silahlara karşı verdiği sözde fetvayla, İran’ın nükleer silah geliştirmemesinin nedenlerinden biri olmuştur. Bu yüzden eğer görevden alınırsa, İran’ın kesinlikle nükleer silaha yöneleceği açıktır" ifadelerini kullandı. Parsi ayrıca, Amerika’nın savaşa dahil olması hâlinde İran’daki rejimin değişebileceğini savunarak "Amerika Birleşik Devletleri aslında İslam Cumhuriyeti’ni yok edebilir. Bu da bizi şu soruya götürüyor: Onun yerine ne geçecek? Bu, geçmişteki birçok savaşta önceden asla cevaplanamayan, sonrasında da açıklanamayan bir soruydu" dedi.