İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, günlerdir süren sessizliğini bozarak halkın ekonomik taleplerine "haklı" dedi. Ancak sokaktaki şiddet olaylarına karşı kırmızı çizgiyi çekti. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın "vururuz" tehdidi, Tahran’da "içişlerine müdahale" öfkesine neden oldu.
İran sokakları, 2022'deki Mahsa Amini gösterilerinden sonra bu kez ekonomik darboğazın etkisiyle hareketlendi. Başkent Tahran'daki tarihi Kapalıçarşı esnafının kepenk indirmesiyle başlayan kıvılcım, kısa sürede onlarca kente yayıldı. Uzun süredir sessizliğini koruyan dini lider Ali Hamaney, halkın geçim derdini kabul etti ancak bir uyarı notuyla birlikte.
Hamaney, “Protesto yapmak meşrudur, ancak isyan farklıdır. Biz protestocularla diyalog halindeyiz, yetkililer de protestocularla diyalog içinde olmalıdır; fakat isyancılarla diyalog kurmak faydasızdır. Onlar yerlerine oturtulmalı” dedi. Tahran yönetimi içeride "ılımlı bir sertlik" politikası izlerken, okyanus ötesinden gelen bir mesaj tansiyonu zirveye çıkardı. ABD Başkanı Donald Trump, "hedefe kilitlendik, cephanelerimiz hazır" diyerek İran'ı tehdit etti. Trump, protestoculara yönelik bir katliam yaşanması durumunda ABD ordusunun müdahale edeceğini açıkça ilan etti.
Tahran'ın yanıtı gecikmedi. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump'ın tehdidini "şeytanın bağırması" olarak nitelendirdi, "ABD böyle bir maceraya girerse bölgedeki tüm üsleri meşru hedefimiz olur" dedi. İran Dışişleri ise her türlü saldırıya karşı "hızlı ve kapsamlı" bir karşılık verileceğini duyurdu. Geçtiğimiz haftaya göre sokaklarda nispeten bir sakinlik hakim olsa da belirsizlik sürüyor. Tahran yönetimi, 31 eyaletin 29'unda eğitime ara vererek sokağın ateşini düşürmeye çalışıyor.





