Aile hekimlerinin, Türkiye genelinde 6 ay boyunca 40 yaş üstü 2 milyon kişi ile yaptıkları kardiyovasküler risk değerlendirmesi sonuçlandı. Taramalar sonucunda 317 bin 776 kişide risk tespit edilmesi dikkat çekerken, ortaya çıkan tablo endişe yarattı. Küresel çapta, kalp ve damar hastalıkları nedeniyle her yıl yaklaşık 18 milyon insan hayatını kaybederken, Dünya Sağlık Örgütüne göre, uygun yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin dörtte üçünden fazlası önlenebiliyor. Bu hastalıkların en önemli nedenleri arasında ise sağlıksız beslenme, tütün ve alkol kullanımı ile hareketsiz yaşam yer alıyor. Uzmanlar, 317 bin kişide risk tespit edilmesini ve alınabilecek önlemleri değerlendirirken, çarpıcı bilgiler verdiler.

Uzmanlar, kalp damar hastalıklarının nedenlerini anlattı.
RİSK NEDEN YÜKSEK?
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, Sağlık Bakanlığı'nın birinci basamak sisteminden bahsederken, "2019'dan bu yana 40 yaş altında olanlar da, anne veya babasında 55 yaş öncesi kalpten ölüm varsa risk hesaplamasına alınıyor. Yapılan taramalarda 317 bin kişide risk çıkması normal çünkü ülkemizde her üç kişiden birinin tansiyonu yüksek. Dahası her üç kadından birinin kolesterolü, her iki erkekten birinde ise trigliserid değerleri yüksek. Maalesef diyabetli sayımız da endişe verici. Türkiye'de neredeyse her iki kişiden biri sigara içiyor. Bunların üstüne stres, ekonomik sıkıntılar da eklenince kalp sorunları kaçınılmaz oluyor" ifadelerini kullandı.

PANDEMİ ETKİSİ VAR MI?
Pandeminin de kalp damar hastalıkları üzerindeki etkilerine değinen Dr. Kayıkçıoğlu, COVID-19'un damar hücrelerini etkileyen bir virüs olduğunu ve bu nedenle gençlerde bile kalp krizi vakalarının arttığını ifade etti. Türkiye'de, Avrupa'ya kıyasla kalp krizlerinin 10 yıl daha erken yaşandığını belirten Kayıkçıoğlu, özellikle kadınlar arasında kalp krizi vakalarının artış gösterdiğine dikkat çekerken, şu uyarıları sıraladı: "Ayrıca, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, hareketsizlik ve sigara kullanımının damarları zayıflatarak riski daha da artırıyor. Bu faktörler damarların incelmesine ve zayıflamasına yol açarak, kalp damar hastalıkları riskini artırıyor,"

ASLINDA ÖNLENEBİLİR
"Avrupa'da her 40 kişiden 4'ü, kalp damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), her 10 ölümden 8'inin aslında önlenebilir ya da en azından geciktirilebilir olduğunu vurguluyor. Sigara içmenin, yüksek kolesterol, tansiyon, kan basıncı, diyabet, obezite ve hareketsizliğin bu hastalıkların temel tetikleyicisi durumunda. Eğer insanlar bu faktörlere dikkat ederse, bu oranlar daha da düşebilir."

Yoğun egzersiz ve aşırı antrenman temposunun kalbi yoracağını söyleyen Doç. Dr. Ermiş, "Özellikle yapısal kalp hastalığı bulunan hipertrofik kardiyomiyopati hastaları ağır egzersizden kaçınmalı ve yarışmalı spor yapmamalıdır" dedi.

SPOR YAPMAK RİSKLİ Mİ?
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Ermiş ise kalp sağlığı sorunlarını aşmak için haftada en az 150 dakika egzersiz yapılması tavsiyesinde bulundu. Ermiş, "Egzersizler sırasında ulaşılan kalp atım hızı da önemlidir. Orta yoğunluktaki egzersiz türlerinde hedeflenen kalp hızı, bireyin yaşına uygun maksimal değerlerin yüzde 50-70’i kadarıdır. Spora yeni başlayan bireylerde bu değerin ‘yüzde 50’ olarak belirlenmesi uygun olacaktır. Maksimal değer hesabı ise 220-yaş’tır. Sonuçta tüm bilimsel verilerin ışığında, düzenli yapılan egzersiz, kalp kasını güçlendirir, kan basıncını düşürür, kolesterol seviyelerini iyileştirir, obezite ve insülin direncinin önüne geçer, damar sağlığını artırarak kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltır. Bunun yanı sıra, yoga gibi güç egzersizleri ile pilates gibi esneme çalışmaları da yapılabilecek egzersizler arasına eklenebilir" ifadelerini kullandı.