Yapay zeka artık günde yüzlerce beste yazabiliyor, eserin türüne kadar seçtiğinizde size birbirinden farklı şarkılar üretebiliyor. Bu şarkılar ise şimdiden milyonlarca dinlemeye ulaştı. Ancak bu durum, sanatın ruhu ve eser sahiplerinin hakları açısından ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu şarkıların sanat eseri sayılamayacağını belirtenler kadar, telif hakkını sorgulayanlar da oldu. Şarkıcı Mahsun Kırmızıgül, "Ruhsuz bir sistem, milyonların ruhuna dokunmaya başladı" derken, Feridun Düzağaç ise, "Şarkılarımı yapay zeka ile kirletmeyiniz ve hiçbir 'remix'e konu etmeyiniz" açıklamasında bulundu. Peki, yapay zeka müzik sektörünü bitirebilir mi, işin uzmanları anlattı.
Konuyla ilgili konuşan İcracı Sanatçılar ve Müzisyenler Meslek Birliği Genel Sekreteri Av. İlayda Güngör Amasyalı, "Bu süreç müzik prodüktörleri, ses mühendisleri, aranjörler ve jingle bestecileri gibi alanlarda istihdam kaybına yol açabilir. Saniyeler içinde binlerce şarkı üretmesi, müziğin ticari değerini de düşürebilir" dedi.
Sektör temsilcileri, yapay zekayı 'hissiz' olarak değerlendirdi.
SANAT ESERİ SAYILIR MI?
Amasyalı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birçok sanatçıya göre, yapay zekâ ile üretilen müziklerin ilk izlenimi “hissiz ve matematiksel” oluyor. Çünkü sanat, duygularla şekillenir; aynı şarkı, her icrada sanatçının ruh hâline göre farklı bir yorum kazanır. Ancak yapay zekâ, bu duygusal dalgalanmaları taklit edemiyor. Teknoloji, müzik dünyasında her dönemde kendine yeni bir yer bulmuş haldeydi. Teyp kasetlerinden dijital platformlara, analog kayıtlardan Auto-Tune’a kadar uzanan bu gelişim zincirinin son halkası artık yapay zekâ. Yapay zekâ, müzikte orijinalliği ve duyguyu tehdit eden bir unsur hâline gelebilir. Çünkü algoritmaların, genellikle mevcut eserlerden yola çıkarak her eserden bir kısmı miksleyerek üretim yaptığı düşüncesi mevcut. Bu da üretilen yeni müziklerin, farkında olmadan başka sanatçıların eserlerini ve tarzını kopyalamasına yol açabilir. Ortaya çıkan soru şudur: Yapay zekâ üretimi bir eser gerçekten “sanat” sayılabilir mi?**
TELİF HAKLARI
Telif hakları konusuna da değinen Amasyalı, "Yapay zeka, eğitildiği veri setlerinde yüz binlerce şarkıyı analiz ederken bu eserlerin sahiplerinden izin alınmadığı durumlar sıkça müzisyenler arasında gündeme geliyor. Bu da hem etik anlamda hem de hukuki açıdan bir gri alan yaratmakta. Yapay zekâ ile yapılan bir şarkının sahibi kimdir? Algoritmayı yazan yazılımcı mı, o yazılımı kullanan kişi mi, yoksa yapay zekânın kendisi mi? Müzik, bir makinenin değil, insan kalbinin ritminde doğar" diyerek değerlendirmelerini noktaladı.
İNSAN ELİ DEĞMELİ
Haber Global’e konuşan müzisyen F. Can Erdoğan, yapay zekânın yaratıcı alanlarda gerçekten özgün bir şey üretebileceğine inanmadığını belirterek, “Yapay zekâ, kendisine verilen veri havuzundan ve yazılan promptlardan yola çıkarak ortalama bir çıktı üretiyor. Yapısı gereği ortaya koyduğu şeyler daha genel ve ortalama kalıyor. Bu yüzden uzun vadede, insan elinin değdiği özgün üretimlerin daha kıymetli hale geleceğini düşünüyorum” dedi.
YARATICILIK GİDEREK AZALIYOR
Oyun müzikleri besteciliği yapan Erdoğan, sektörde yapay zekâ kullanımının çoğu zaman olumsuz bir algı yarattığını ifade ederek, “Bir oyunda yapay zekâ ile üretilmiş müzik veya görsel kullanıldığında, bu çoğu zaman oyuna olumsuz bir nitelik yüklüyor ve potansiyel oyuncuların gözünde ürünü daha değersiz bir konuma itiyor” diye konuştu. Yapay zekâ ile kısa sürede yüzlerce müzik üretilebildiğini ancak bunların büyük bölümünün dinleyicide özgünlük hissi yaratmadığını vurgulayan Erdoğan, “Bu durum sayısal bir kalabalık oluştursa da, özgünlük ve yaratıcılığın giderek azaldığını görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.





