Karadeniz üzerinden Türkiye hava sahasına giren İHA’nın Türk F-16’ları tarafından düşürülmesi sonrası tartışmalar sürerken, Strasam Direktörü Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, olası senaryoları haberglobal.com’a değerlendirdi. Düşürülen hedefin Rus yapımı Şahed-136 olabileceğini dile getiren Fazla, MSB’nin her şeyi açıklamamasını siyaset doğru bulduğunu belirtti. Fazla’nın aktardığına göre 15 Aralık 2025 akşamına doğru Karadeniz üzerinden Türk hava sahasına yönelen bir iz radarlarca tespit edilerek takibe alındı. İhlal ihtimali netleşince NATO/Milli alarm reaksiyon nöbetindeki iki F-16’ya “kalk” emri verildi. Beş dakikalık hazırlıkta bekleyen uçakların hızla havalanıp hedefin irtifasına tırmandığını belirten Fazla, ilk aşamada önceliğin hedefin türünü gözle teşhis etmek olduğunu söylerken, “Lider uçak hedefe kontrollü biçimde yanaşırken, ikinci uçak olası bir tehdide karşı geriden uygun atış pozisyonunda takipte kalır” ifadelerini kullandı.

İHA’nın düşürüldüğü yer, bazı kaynaklara göre Karacahasan mahallesi dışındaki bir nokta.

MESNETSİZ İDDİALAR
Gerginlik koşulları hariç Türk hava sahasında uçakların havada devriye şeklinde sürekli bekletilmediğini belirten Fazla, bunun 7/24 uygulanmasının çok yüksek maliyet doğuracağını, iki F-16’yı 24 saat havada tutmanın gün başına saatlik uçuş maliyetiyle yaklaşık 1 milyon 200 bin dolar seviyesine geldiğini kaydetti. Bu olayda tespitte gecikme ya da “radar zafiyeti” bulunmadığını söyleyen Fazla, olasılıkları şöyle anlattı: “Bazı sosyal medya hesaplarında belirtilen ‘radar ağımız yetersiz mi’ tarzı sorular, imalar gerçeği yansıtmıyor. Yine radar sistemimiz hava sahamızı ihlal ederek devletin kalbi başkent semalarına ve kritik önemdeki tüm savunma sanayii tesislerimizin üzerine dek gelebilen bir İHA'yı göremedi veya önleyemedi gibi değerlendirmeleri de mesnetsiz ve gereksiz."

RADARDA GÖRÜLDÜ
"Düşürülen İHA olayında Karadeniz üzerinden Türk hava sahasına yaklaşan bir hava izinin tespitinde sorun yaşanmadığı anlaşılıyor. Hedef İHA’nın kuzeydeki Türk radar ağı tarafından tespit edildiği görülüyor. Kaldı ki, bu bir insansız hava aracı ve çoğunlukla İHA’lar küçük yapıda, ağırlıklı olarak kompozit malzeme kullanılarak üretildikleri için radarlarla çok uzak mesafelerden tespit etmek her zaman mümkün değil. Yine de Karadeniz’den yaklaşan bu İHA deniz üzerinden geldiği için, nispeten çok uzak mesafelerden itibaren takip edilmekte olduğu belli oluyor."

"VUR' EMRİ BEKLENDİ"
"Sanıyorum ikili F-16 görev kolundaki uçaklar, bindirmeli olarak İHA’ya birkaç kez dönüşümlü olarak yaklaşıp uzaklaştılar. Bu arada radar skobu başındaki görevli kontrolör üzerinden Eskişehir’deki hava harekât merkezi ile temas kurdular ve kendilerine gelecek talimatı beklediler. Zira kimliği belirsiz bir İHA’yı, ortada düşmanca bir hareket de olmadığından talimata ihtiyaç vardır. Pilotların talimat almadan ateş açmaları söz konusu olamaz. Muhtemelen İHA Kastamonu’dan Çankırı’ya doğru uçarken koordinasyon süreci devreye tam manasıyla sokulmuş olmalı. Pilotlar İHA’nın, Shaded 136 olduğunu kesin bilgi olarak vermişlerse, bu durumda doğrudan Rusya ile uygun kanallardan iletişime geçildiğini düşünüyorum."

ACELEYE GETİRİLMEDİ
"MSB açıklamasında İHA’nın tipi ve milliyetinden bahsedilmiyor. Sadece hava izinin kontrolden çıktığı anlaşılan bir insansız hava aracına ait olduğu; meskun mahal dışında emniyetli bir bölgede vurularak düşürüldüğü bilgisine yer veriliyor. Anlaşılan daha detay hususların bu açıklamada yer alması istenmemiş. İHA’nın düşürülme kararının, uzun bir sürecin sonrasında mevcut tüm prosedürler işletilerek alındığı, hiçbir şeyin aceleye getirilmediği anlaşılıyor."

Hüseyin Fazla: "İHA’yı düşürmek için görüş içindeki hedefler için kullanılan havadan havaya ısıya güdümlü AIM-9X veya AIM-9L/M kullanıldı. Radar güdümlü görüş ötesi menzildeki hedefler için AIM-120 AMRAAM kullanımı da söz konusu olabilir."

PROSEDÜR UYGULANDI
"Kanaatimce, hedef İHA’nın düşmanca hareket yapmaması, geçtiği bölgelerin çoğunlukla ‘boş olması’ gerekçesiyle ‘düşürme eylemi’ bilerek kontrollü bir şekilde geciktirildi. Hedef İHA’nın hava izi radarlar tarafından tespit edilmesinden sonra gecikmeksizin Merzifon'daki alarm reaksiyon nöbeti tutan iki adet F-16 kaldırılmış olmalı. Zayıf bir ihtimal F-16'lar Eskişehir'den de kaldırılmış olabilir. Hepsi rutin prosedürün parçası olan uygulamalar. Bu arada bazıları 'Nerede bu Çelik Kubbe?' diye soruyorlar. 2024 yılında aktive edilen bir projeden bahsediyoruz. Sistem tam olarak 2030'da devreye girdiğinde hava savunma ihtiyaçlarımızın karşılanması adına daha iyi bir durumda olacağız.