Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) Türkiye'nin ev sahipliği yapması, hem uluslararası görünürlük hem de iklim diplomasisinde belirleyici konuma gelmesi açısından önem taşıyor.

UNFCCC kapsamında 197 ülkenin katılımıyla her yıl düzenlenen COP toplantısında, sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarının kuralları belirleniyor. Paris Anlaşması'nın uygulanmasına yönelik yol haritası da COP toplantılarında şekillenirken, alınan kararlar ülkelerin iklim politikalarını doğrudan etkiliyor.

1- COP nedir?
COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) en üst karar organı olarak her yıl toplanan "Taraflar Konferansı"nı ifade ediyor. 197 ülkenin temsilcilerinin katıldığı COP'larda sera gazı azaltımı, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp zarar mekanizmaları ve karbon piyasaları gibi başlıklarda küresel kararlar alınıyor. Paris Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin kurallar da COP toplantılarında şekilleniyor.

2- COP'a ev sahipliği yapmak ne gibi avantajlar sağlar?
Ev sahipliği, ülkelere hem diplomatik hem ekonomik hem de çevresel birçok kazanım sunuyor. Bir ülke COP'a ev sahipliği yaptığında, küresel iklim politikalarının merkezine yerleşerek önemli bir diplomatik görünürlük elde ediyor. Zirveye katılan on binlerce delege sayesinde turizm, konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik yaşanıyor. Bu süreç aynı zamanda ev sahibi ülkede yeşil dönüşüm çalışmalarına ivme kazandırıyor. Yenilenebilir enerji, sürdürülebilir şehircilik ve iklim uyum projeleri daha güçlü bir şekilde gündeme taşınıyor.

3- Şimdiye kadar hangi ülkeler ev sahipliği yaptı?
COP toplantıları 1995'ten bu yana farklı kıtalarda dönüşümlü olarak gerçekleştirildi. Bazı öne çıkan ev sahibi ülkeler şöyle: COP1 Almanya (Berlin), COP3 Japonya (Kyoto), COP15 Danimarka (Kopenhag), COP21 Fransa (Paris, burada Paris Anlaşması kabul edildi), COP26 Birleşik Krallık (Glasgow), COP27 Mısır (Şarm el-Şeyh), COP28 Birleşik Arap Emirlikleri (Dubai), COP29 Azerbaycan (Bakü, 2024), COP30 Brezilya (Belem, 2025).

4- Ev sahipliği yapmak ne gibi sorumluluklar getiriyor?
COP'a ev sahipliği yapmak büyük ölçekli bir organizasyon becerisini ortaya koymak anlamına geliyor. Zirve süresince 100 bini aşkın katılımcının ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde altyapı hazırlanması gerekiyor. Bu ölçekte bir organizasyon, aynı zamanda güçlü bir lojistik ve ulaşım planlamasını zorunlu kılıyor. Ev sahibi ülke, Birleşmiş Milletler standartlarında güvenlik protokollerini sağlamakla yükümlü olurken, sıfır atık yaklaşımı, sürdürülebilirlik kriterleri ve karbon nötr bir organizasyon düzeni oluşturmak da temel gereklilikler arasında yer alıyor.

5- Türkiye’nin COP31'e ev sahipliği yapması ne anlama geliyor?
Türkiye, COP31 için Avustralya ile ortak adaylık sürecinde yer alıyordu. Dün Brezilya'nın Belem kentinde düzenlenen COP30 Genel Kurulu'nda bir sonraki COP toplantısının Türkiye'de düzenlenmesi kararı alındı. Bu kapsamda 196 ülke, gelecek yıl iklim için Türkiye'de aynı masaya oturacak. COP31 Liderler Zirvesi'nin İstanbul'da, COP31'in de Antalya'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylece Türkiye, iki hafta boyunca küresel iklim diplomasisinin merkezi konumuna gelecek. Bu süreç, iklim finansmanı, temiz enerji ve yeşil teknoloji alanlarında uluslararası fonların ve yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgisini belirgin şekilde artıracak. Türkiye'nin iklim politikaları, emisyon azaltım hedefleri ve yeşil dönüşüm programları küresel ölçekte örnek olacak.