İmamoğlu'nun başdanışmanı Özcan, alternatif aday iddialarını değerlendirdi: 'İmamoğlu'suz bir seçim yok'
19 Mart'ta tutuklanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu hakkında çok sayıda dava bulunuyor. Ayrıca İstanbul Üniversitesi de tartışmalı bir kararla İmamoğlu'nun diplomasını iptal etti. Açılan davalarda hakkında "siyasi yasak" da istenen İmamoğlu'nun diploma iptaline yaptığı itirazlar sonuçsuz kalırsa, resmen adaylık yolu kapanabilecek. Bu ihtimal nedeniyle siyasi kulislerde, CHP'nin alternatif adayının kim olacağı bir süredir tartışılıyor.
CHP lideri Özgür Özel yaklaşık dört ay önce yaptığı, "A, B, C, Z planımız Ekrem İmamoğlu'dur" açıklamasıyla tartışmalara nokta koydu. Özel, Temmuz'da da 15 milyon imza ile adayları olduğunu açıkladığı Ekrem İmamoğlu'nun kampanyasını yürütecek Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ni açtı. Hologram, yapay zeka, gönüllüler: Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı kampanyası nasıl yürütülecek? Özel, dün Sivas Mitingi'nde de bir kez daha İmamoğlu'nun tek adayları olduğunun altını çizdi. Ancak İmamoğlu'nun geçtiğimiz günlerde Bloomberg'e verdiği röportajda "Eğer adaylığım resmen engellenirse, demokratik muhalefet yine birleşmelidir. Gerekirse başka bir isim öne çıkar" sözleri tartışmayı yeniden alevlendirdi.
İmamoğlu'nun hem başdanışmanı hem de Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi İcra Kurulu Üyesi Serkan Özcan, siyasi kulisleri hareketlendiren bu iddialarla ilgili BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı. Özcan'a göre İmamoğlu'nun adaylık iddiasından bir "geriye gidiş, mücadeleden vazgeçme, ümitsizliğe kapılması söz konusu değil". 2023 seçimlerinden sonra Gelecek Partisi'nden ayrılan ve yaklaşık 2 yıldır İmamoğlu'nun başdanışmanlığını da yapan Özcan, şu görüşleri dile getirdi: "Sayın İmamoğlu 'Bütün mücadeleye rağmen aday olmam kumpaslarla engellenirse bir başka isim elbette öne çıkar' diyor. Seçim takvimi açıklandığında, cumhurbaşkanı adaylarının kesinleşme gününe kadar adayımız Ekrem İmamoğlu'dur."
İmamoğlu, 'Hazırım, masumum, durmayacağım. Tüm kalbimle inanıyorum ki masum bir insanı ne hile ile ne korkuyla sonsuza dek hapiste tutamazsınız' yaklaşımında. Özcan, İmamoğlu'nun, hakkındaki iddianamenin tamamlanması sonrasında güçlü bir siyasi savunmaya hazırlandığını ifade etti. Özcan, "Biz İmamoğlu'nu adaylaştıracağız. Mahkemede bunun siyasi savunmasını yapacağız, hukuki savunmasını yapacağız. İmamoğlu'nun mücadeleden geri adım atması, umutsuzluğa kapılması hiçbir şekilde söz konusu değil" dedi.
Kimi kulis haberlerinde, İmamoğlu aday olamazsa, bir kadın aday gösterilmesini istediği, hatta adaylık için gönlündeki bu ismin Genel Sekreter Selin Sayek Böke olabileceği de iddia edildi. Tutuklu Gazeteci Fatih Altaylı ise İmamoğlu'nun aday olamazsa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı destekleyebileceğini iddia etti. Özcan, İmamoğlu'yla yakın çalışan bir isim olduğunu ve cezaevine girdikten sonra da iletişimlerinin sürdüğüne dikkat çekti. Özcan, "Ben başkanın gönlünü bilmem de gündeminde bu işler hiç yok. Gönderdiği notlarda da, görüşmelerde de zerre kadar böyle bir duygusu olduğunu, bunu ima eden bir sözü olduğunu dahi işitmedim" görüşünü dile getirdi.
Serkan Özcan hakkında açılan davalara karşın İmamoğlu'nun adaylığının engellenemeyeceğini görüşünde. Böyle bir engellemenin "siyasi, iktisadi ve uluslararası sonuçları" olacağını belirten Özcan, "İmamoğlu'suz bir seçim olmayacağını" ileri sürdü: "Türkiye gibi bir ülkede, bir insanı adaylaştırmayarak, halkın hattından koparmak mümkün değil. Samimi kanaatimi söylüyorum, İmamoğlu'suz bir seçim yok. O seçim, seçim olmaz."
"İmamoğlu'suz bir seçim yapılmasına imkan vermeyecek bütün mücadeleyi sadece biz değil, millet yapıyor. İktidarın 'İmamoğlu'nu adaylaştırmayacağım, bunun için gereken her şeyi yapacağım' diye bir planı, hedefi olabilir, ama bu çalışmaz."
MHP lideri Devlet Bahçeli, 11 Ağustos'ta belediyelerle ilgili yargı sürecinin hızlandırılması çağrısı yapmıştı. Özcan MHP liderinin bu konuda doğru yerde durduğunu vurgulayarak, "Sayın Bahçeli, bu sürecin terörsüz Terörsüz Türkiye meselesine bir sabotaj olduğunu görüyor" yorumunu yaptı. PKK'nın silah fesih ve silah bırakma kararıyla başlayan sürecin AKP'yi de aşan boyutu olduğunu savunan Özcan, bu iddiasını şu sözlerle savundu: "Bu bir AK Parti projesi olsaydı 19 Mart olmazdı. 19 Mart olsaydı, bu olmazdı."
Özcan, Türkiye tarihinin en önemli fırsatlarından biriyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, "Ortadoğu'da yeni bir hikaye yazılıyor ve tekrar söylüyorum: Bugün Türkiye'de bunu en iyi okuyan siyasetçi ve en erken okuyan siyasetçi Bahçeli" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bir süre önce "Muhalefet ortak bir cumhurbaşkanı adayında buluşmalı" çağrısı yapmıştı. Özcan, CHP'nin tek başına yerel girdiği yerel seçim başarısına dikkat çekti: "Orda masa yoktu, millet bence bize, 'sen masanın üzerinde bir şey yapma, ben gereğini yaparım. Sen makul ol ben gereğini yaparım' dedi."
Özcan, CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile birlikte icra kurulunda yer aldığı Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Ofisin, cumhurbaşkanı adayının her alandaki izleyeceği politikaları için bir "üretim merkezi" olacağını, bir anlamda iktidar programını hazırlayacağına işaret etti. İstanbul'da da bir ofis açılması planlanıyor. İmamoğlu'na özgürlük için yürütülen imza kampanyasına da hız verdiklerini belirten Özcan, dijital imza kampanyasında hedeflerinin 30 milyon imzaya ulaşmak olduğunu söyledi.





