Yaklaşık 1000 yıl önce, İnka öncesi bir kültür, Amazon yağmur ormanlarından yüzlerce kilometre öteden yaban papağanları getirdi ve bu kuşları günümüzde Peru kıyıları olarak bilinen bölgede esaret altında tuttu. Yeni bir çalışmaya göre tüm bu çabanın ardındaki tek neden, prestijli birer statü sembolü olan canlı renklere sahip papağan tüylerine ulaşmaktı.
Araştırmacılar, bu tüylerin bazılarını yaklaşık 20 yıl önce 1000 yıllık bir mezarda keşfettiler. Şimdi ise yeni bir analiz, tüylerin tam yolculuğunu gözler önüne seriyor. Bu yolculuk; kuşların nereden geldiğini, ne yediğini ve MS 1000 ile 1470 yılları arasında yaşamış İnka öncesi bir toplum olan Ychsma kültürüne takas edilmeden önce canlı kuşların muhtemelen hangi rotalardan taşındığını kapsıyor. İnkaların ve İspanyol öncesi diğer kültürlerin papağan tüylerinin ticaretini yaptığı ve bunlara değer verdiği uzun zamandır biliniyor. Ancak bu yeni çalışma, Ychsma kültürünün İnka İmparatorluğu'ndan çok daha önce And Dağları'nı aşan karmaşık bir ticaret ağına katıldığını ortaya koyan ilk araştırmalardan biri olma özelliğini taşıyor.
Ekip, bu mezar alanını ilk olarak 2005 yılında yere nüfuz eden radarla yapılan bir yüzey araştırması sırasında keşfetti. Daha sonra yapılan kazılar, Lima'nın 32 kilometre güneyindeki Pachacamac Tapınağı yakınlarında, taşla örülmüş iki büyük mezarı ortaya çıkardı. Arkeologlar, bu iki Ychsma mezarından birinde, canlı renklerini koruyarak yüzyıllar boyunca günümüze kadar ulaşmış papağan tüyü süslemeler buldular.
Uluslararası bir araştırma ekibi, tüylerin DNA'sını ve kimyasal bileşimini analiz etti. Araştırmacılar, elde edilen bulgular sonucunda tüylerin, dağlar aşılarak taşınmış ve muhtemelen ticareti yapılmış, Peru kıyılarında da esaret altında tutulmuş canlı Amazon papağanlarına ait olduğu sonucuna vardılar. Söz konusu çalışma Nature Communications dergisinde yayımlandı.
Mezarları ilk keşfeden Pachacamac Arkeoloji Projesi'nin eş direktörü ve Güney İllinois Üniversitesi'nde antropoloji profesörü olan çalışmanın ortak yazarı Izumi Shimada, durumu şu sözlerle özetliyor: "Çalışmamız, İnkalardan yüzyıllar önce Ychsma, Chimú ve diğer toplumların çoktan karmaşık, örgütlü ve uzun mesafeli ticaret ağlarını yönettiklerini kanıtlıyor. Bu toplumlar derin bir ekolojik bilgiye sahiplerdi ve Amazon'u kıyı çöllerine bağlayan ticaret anlaşmaları müzakere ederek bu devletlerin birbirleriyle çok daha bağlantılı olduğunu gösteriyorlardı."
Bu keşif, o dönemki toplumların prestijli olarak gördükleri nesneler için ne kadar büyük bir çaba sarf ettiklerini gösteriyor. Pachacamac'ta bu tüyler; sazlık ve diğer bitkilerle doldurulmuş kumaşlardan yapılan ve sahte başlar olarak adlandırılan kısımları süslerken bulundu. Bu başlar, küçük zinober maskelerle de süslenmiş 34 ölü gömü bohçasına iliştirilmişti. Bu durum, tüylerin defin ayinleri gibi törensel faaliyetlerde kullanıldığına işaret ediyor.
Ne var ki veriler, esaret altındaki kuşların aslında tapınakta yaşamadığını gösteriyor. Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde araştırmacı ve çalışmanın baş yazarı olan George Olah, şu ifadeleri kullanıyor: "Antropoloji ile ilgili diğer içerikler..."
Ekip araştırmaları kapsamında, mezarlarda bulunan 25 tüyün mitokondriyal DNA'sını inceledi ve ölü gömü bohçalarına tutturulan süslemelerin en az dört tropikal papağan türünden geldiğini belirledi. Bunlar; kızıl ara, yeşil kanatlı ara, mavi sarı ara ve unlu Amazon papağanlarıydı. Bu kuşların tamamı Peru kıyılarına değil, And Dağları'nın doğusundaki alçak rakımlı tropikal ormanlara özgüdür.
Kuşların doğal yaşam alanlarının Ychsma toplumundan yüzlerce kilometre uzakta olması, bu kültürün kuşları elde etmek için diğer toplumlarla ticaret yaptığını gösteriyor. Olah, bu kuşların Güney Amerika'nın en yüksek sıradağlarının diğer tarafında, doğal yaşam alanlarından 500 kilometreden daha uzak bir noktaya ulaşmış olmasının insan müdahalesini kanıtladığını vurguluyor. Araştırmacılara göre bu kuşların And Dağları'nı kendi başlarına aşıp buraya gelmiş olmaları doğaları gereği mümkün değil.
Tüylerin izotop analizleri, kuşların beslenme alışkanlıklarına da ışık tuttu. Meyve ve tohum bakımından zengin bir beslenmeye sahip olan modern yaban papağanlarının aksine, Pachacamac'taki antik tüyler, mısır gibi bitkiler açısından zengin ve muhtemelen deniz kuşu dışkısıyla gübrelenen kıyı tarımına bağlı bir diyete işaret ediyordu. Olah, tüylerde tespit edilen kıyı diyetinin çok önemli bir detay olduğunu belirtiyor.
Ekip, bu kuşların And Dağları boyunca nasıl taşındığını belirlemek için hesaplamalı modellere başvurdu. Antik topoğrafyayı, nehir sistemlerini ve okyanus koşullarını bilgisayar modellerine yükleyen araştırmacılar; insan kervanlarının en az enerji harcayarak geçebileceği rotaları bulmak için bir analiz yürüttüler. En verimli rotalar, kuvvetle muhtemel iki koridora işaret ediyordu: Biri, Chimú İmparatorluğu'nun bulunduğu kıyı bölgelerine bağlı kuzey ağlarından geçen bir güzergahtı. Diğeri ise kıyıyı doğudaki ovalara bağlayan orta And geçitleriydi.
Kaynak: Olah, G., Bover, P., Llamas, B., Heiniger, H., Rafael, S. L., & Shimada, I. (2026). Ancient DNA and spatial modeling reveal a pre-Inca trans-Andean parrot trade. Nature. https://doi.org/10.1038/s41467-026-69167-9





