Katı hal bataryanın önemi artıyor.
Raporda, insansı robotların 2026 itibarıyla ticarileşme açısından kritik bir dönüm noktasına ulaşacağı vurgulanıyor. Bu süreçte robotların temel enerji kaynağı olan bataryalar, performans ve kullanım senaryoları açısından çok daha belirleyici bir rol üstlenecek. Günümüzde insansı robotların büyük bölümü sıvı elektrolitli lityum bataryalarla çalışıyor. Ancak daha uzun çalışma süreleri ve yüksek yük altında stabil performans beklentisi, yüksek enerji yoğunluğuna sahip katı hal lityum bataryaları geleceğin ana çözümü haline getiriyor.
Raporda, günümüzde robotik sistemlerde en yaygın tercih edilen batarya türünün yüksek nikel içeren lityum bataryalar (NMC/NCA) olduğu belirtiliyor. Bu bataryalar, görece yüksek enerji yoğunlukları sayesinde özellikle insansı robotlar için ana çözüm konumunda bulunuyor.
Mevcut sistemler 4 saati aşamıyor. Mevcut insansı robotların büyük kısmı 2 ila 4 saat arasında çalışma süresi sunarken, batarya kapasiteleri genellikle 2 kWh’nin altında kalıyor. Örneğin, Unitree H1 modeli 0,864 kWh kapasiteli bataryasıyla statik kullanımda dört saatin altında çalışabiliyor. Tesla’nın Optimus Gen2 modeli ise 2,3 kWh’lik batarya sistemiyle yaklaşık iki saatlik dinamik çalışma süresi sağlayabiliyor.
Çalışma süresini 5 ila 8 saate çıkarmak için geliştirilen yöntemlerden biri, batarya değişim stratejileri olarak öne çıkıyor. TrendForce’a göre, Agility Robotics’in Digit modeli ile Apptronik’in Apollo robotu, tak-çalıştır batarya teknolojisi sayesinde sistemi yeniden başlatmadan batarya değişimine olanak tanıyor. Bu yaklaşım, teorik olarak 24 saat kesintisiz çalışma imkanı sunuyor.
Diğer bir yöntem ise doğrudan batarya kapasitesini artırmaya odaklanıyor. Yüksek enerji yoğunluklu batarya teknolojileri, bu noktada kritik bir rol oynuyor. Xpeng Iron, GAC GoMate ve Engine AI T800 gibi bazı insansı robotlar, katı hal bataryaları tercih ederek çalışma sürelerini 4 saatin üzerine taşımayı başardı.





