İran'dan İsrail'e misilleme: Hangi senaryolar gündemde?
Kaynak: ATTA KENARE/AFP/Getty Images
Yazan: Hilken Doğaç Boran
Tarih: 13 Haziran 2025, 17:28 +03
İsrail'in 13 Haziran'da İran'ın nükleer programı ve üst düzey askeri yöneticilerine yönelik saldırılarının ardından bölgede gerilim yükseldi. İsrail, İran'ın 100 insansız hava aracı ve füzeyle karşılık verdiğini ama bunların büyük kısmının hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini söyledi. İranlı yetkililer, atılacak sonraki adımlara dair istişare edildiği mesajını verdi.
13 Haziran akşam saatlerinde ise İran, İsrail'e balistik füzelerle misilleme yaptı. Tel Aviv kent merkezinden, geniş bir alana yayılan dumanlar yükseldi. BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlar, bu sürecin Orta Doğu'da benzeri görülmemiş sonuçlara yol açabileceğini söylüyor. Uzmanlar, İran'a yönelik saldırıların sürmesi durumunda ise ciddi toplumsal sorunlardan rejim değişikliğine kadar birçok ihtimalin masada olduğunu vurguluyor.
İran Araştırmaları Merkezi'nden (İRAM) Oral Toğa, bu saldırıların İsrail'in İran ve vekil güçlerine yönelik stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi. Toğa, özellikle 2020-2025 arasındaki dönemde bölgede İran'a yakın rejim ve örgütlerin ağır darbe aldığını, benzer şekilde birçok üst düzey İranlı yöneticinin suikaste uğradığını ve İran'da farklı noktalarda sabotajlar gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Kadir Has Üniversitesi'nden Doçent Doktor Salih Bıçakcı da saldırının Lübnan Hizbullahı lideri Hasan Nasrallah ve Hamas lideri İsmail Haniye'nin öldürülmesi süreçlerinin devamı olduğu yorumunu yaptı. Bıçakcı, İsrail'in saldırısından kısa süre önce İran'ın İsrail'deki stratejik öneme sahip noktalara dair kritik belgeleri ele geçirdiğini duyurduğunu da hatırlattı.
Yeditepe Üniversitesi'nden Doç. Dr. İlkim Büke Okyar, İsrail'in özellikle Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından İsrail'in İran'ı yalnızlaştırmak amacıyla hareket ettiği yorumunu yaptı. Okyar, bu süreçte Orta Doğu'da "büyük bir dönüşüm" gerçekleştiğini ve İran yanlısı rejimlerin zayıfladığını ya da çöktüğünü söyledi.
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen ise saldırının zamanlamasına dikkat çekti. ABD ve İran arasındaki nükleer müzakerelerin altıncı turunun yapılacağına işaret eden Ülgen, şu yorumu yaptı: "İsrail bir anlamda bu müzakerelerde kendisi bakımından kabul edilemeyecek bir sonuç elde edilmesini önlemeye yönelik bir müdahalede bulundu."
İran'ın "iç meşruiyeti için mutlak surette bir karşı cevap üretmesi gerektiği" yorumunu yaptı ve ekledi: "İran'ın farklı opsiyonları var. Bir tanesi kendi topraklarından balistik füze ve dronelar kullanarak İsrail'e saldırmak. Bunu bir ölçüde geçmişte denedi. İkinci opsiyon, İran'ın vekil güçlerini devreye sokması ve onların kalan kapasitesini İsrail'e yönelik kullanması."
İRAM'dan Oral Toğa, İran'ın İsrail'e saldırılara misillemede ABD'yi sorumlu tutarak bölgedeki ABD üslerini hedef alabileceği uyarısında bulundu. Toğa, bu durumun İran'a yönelik ABD ve İsrail'in de dahil olduğu kapsamlı bir askeri süreci tetikleyebileceği yorumunu yaptı.
BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlar, İran'a yönelik saldırıların sürmesi durumunda ciddi toplumsal sorunlardan rejim değişikliğine kadar birçok ihtimalin masada olduğunu vurguladı.
Kadir Has Üniversitesi'nden Doç. Dr. Salih Bıçakcı, İran'ın varoluşsal bir tehditle karşılaşması durumunda Rusya, Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelerden destek isteyebileceğini ve çevresindeki ülkelerde çatışmalar tetikleyebileceği uyarısını yaptı.
Doç. Dr. İlkim Büke Okyar, 1980 İran-Irak savaşını örnek vererek İran'daki yönetimin toplumsal ve siyasi dirayetine dikkat çekti: "İran-Irak savaşına dönecek olursak [Ruhullah] Humeyni'ye tüm Arap dünyası Saddam ve Amerika'nın desteğiyle ülkeye saldırdığında yeni rejimin bunun altından kalkabileceğini düşünmüyorlardı. Ama rejim ve toplum tuhaf bir dirayet gösterdi."
Uzmanlar, İran'ın bu saldırılara yanıt vermekte zor bir tercih seti ile karşı karşıya olduğunu ve her ürettiği yanıtın kendisini kaybedeceği bir girdaba sokabileceğini belirtiyor.
Kaynak: BBC Türkçe.




