ADEO Cyber Security şirketinde siber güvenlik uzmanı Ersin Çahmutoğlu, İran-İsrail arasındaki siber savaşları ve siber saldırıların bölge ülkeleri için doğuracağı riskleri AA Analiz için kaleme aldı.

Jeopolitik gerilim ve krizlerin askeri harekatlara dönüştüğü zamanlarda siber çatışmaların ve hatta siber savaşların da mutlaka devrede olduğu bir dönemden geçiyoruz. Özellikle son yıllarda dünyanın çeşitli bölgelerindeki çatışma veya savaşlarda olduğu gibi bugün İran ile İsrail arasında devam eden çatışmalarda da siber alanın bir şekilde kullanıldığını gördük.

İki ülkenin geçmişten beri devam eden siber saldırı faaliyetleri, son bir haftadır birbirlerine yönelik gerçekleştirdikleri hava saldırıları süresince de kendini gösterdi. Fakat bu siber saldırı faaliyetlerinin geçmiş dönemdekilere göre nispeten daha düşük yoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz.

Siber saldırıların perde arkası

İsrail ve İran arasındaki siber çatışmalar çok uzun yıllardır devam ediyor. Dijital cephedeki bu çatışmalar ve saldırılar genellikle istihbarat operasyonlarına paralel olarak gerçekleşiyor. Geçmişe kıyasla bu saldırılar bugün siber sabotaj değil, daha çok siber casusluk ve siber istihbarat operasyonlarına odaklanıyor.

Bunun iki nedeni olabilir. Birincisi, hem İran hem de İsrail'deki siber aktörler, tahrip edici ve hasarlar veren siber saldırılar yerine çoğunlukla hava/füze saldırıları süresince sahadaki operasyonlara istihbarat desteğinde bulunma amaçlı siber faaliyet yürütüyor olabilirler. İkincisi, İran açısından bakarsak, ülkedeki ulusal internet ağı kısıtlanmış durumda.

İranlı yetkililer, bunun gerekçesini "İsrail'in siber saldırılarından korunmak" olarak açıkladı. Bu durumda İsrail'in İran'a doğrudan ve dolaylı yollardan siber saldırılarda bulunma imkanı çok sınırlı olacaktır.

Siber saldırılarda öne çıkan gruplar: Predatory Sparrow ve Handala

Hem İran hem de İsrail saflarında yer alan bu grupların şimdiye kadar kayda değer siber saldırılarının olmadığını biliyoruz. Fakat İsrail yanlısı olduğu düşünülen "Predatory Sparrow" adlı grubun faaliyetleri, diğer grupların siber operasyonlarından daha etkili oluyor. Bu grup, İran'ın önemli bankalarına ve kripto para borsalarına siber saldırılar düzenlemiştir.

Bu saldırılara yanıt olarak İran da İsrail'e çok sayıda siber operasyon gerçekleştirdi. Bu saldırılarda ise "Handala" adlı hacker grubunun öne çıktığı görülmektedir.

Siber savaş ihtimali var mı?

İran ve İsrail arasında yaşanan bu siber çatışmaların siber savaşa dönme ihtimali şimdilik çok düşük. Bunun pek çok nedeni var. En azından İran'ın internet erişimlerini kısıtlaması nedeniyle siber operasyonlarının geçmişe kıyasla düşük seviyede olması bekleniyor. Ancak ilerleyen zamanlarda siber alanın tüm imkanlarını kullanma adına siber çatışmanın önü açılabilir.

Bölgesel riskler

İran ile İsrail arasında siber savaş çıkması durumunda bölge ülkeleri de bu durumdan ciddi şekilde etkilenebilir. Özellikle Türkiye açısından büyük riskler söz konusu olabilir. Türkiye'deki İsrail menşeli teknoloji ürünlerinin kullanıldığı kurum veya şirketlere yönelik siber saldırılar, ciddi sonuçlara yol açabilir.