Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ABD ve İngiltere ile askeri ilişkilerini artırdı ve bu durum, İran'ın da hedefi haline geldi. İran yapımı Shahed tipi insansız hava aracının, İngiltere'ye ait RAF Akrotiri hava üssüne isabet etmesi, bölgedeki tehdidin ciddiyetini gözler önüne serdi. Bir Güney Kıbrıs hükümet kaynağına göre, bu hava araçları Lübnan’daki İran destekli Hizbullah tarafından fırlatıldı. GKRY hükümet sözcüsü Konstantinos Letympiotis, İran kaynaklı saldırıların hedefinin adanın kendisi değil, İngiliz üsleri olduğunu belirtti. Ancak, sirenlerin çalması, Paphos Uluslararası Havaalanı’nın geçici olarak boşaltılması ve sivil savunma önlemlerinin uygulanması, halk arasında endişeleri artırdı.
Güney Kıbrıs'taki RAF Akrotiri üssü, 1 Mart 2026 akşamı bir insansız hava aracı tarafından vuruldu.
DESTEK GENİŞLİYOR
Akdeniz'deki askeri hareketliliği artıran gelişmeler Rum ve Yunan medyasında detaylarıyla yer aldı. Yunanistan, GKRY ile “tek savunma alanı” doktrini çerçevesinde askeri desteğini genişletti. Atina, en yeni FDI sınıfı firkateyni “Kimon” ile ikinci bir firkateyn ve F-16 Block 52+ savaş uçaklarını adaya konuşlandırma kararı aldı.
FRANSA DA GELİYOR
Yunan medyası, firkateyn SEAFIRE radar sistemi ve ASTER 30 hava savunma füzeleri ile donatılmış olmasının, adanın savunma hattını yeni bir boyuta taşıdığına dikkat çekiyor. Fransa da GKRY’ye anti-drone ve anti-füze sistemleri ile bir firkateyn göndermeyi planlıyor. Birleşik Krallık ise, Akrotiri’ye saldırı sonrası Royal Navy destroyer göndermeyi değerlendiriyor.
KRALİYET DONANMASI
İngiliz savunma yayını The Aviotianist, İngiliz askeri yığınağının detaylarını aktarıyor: "Görevlendirilecek helikopterler, Kraliyet Donanması’na ait Wildcat HMA2 tipi deniz helikopterleridir. Bu platformlar, tatbikatlar sırasında söz konusu roldeki kabiliyetlerini kanıtlamış; 2025 yılında Doğu Akdeniz, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz geçişleri sırasında HMS Prince of Wales uçak gemisi taarruz grubunu benzer tehditlere karşı korumakla görevlendirilmiştir."
AVRUPA TAKVİYELERİ
Yunanistan, Pafos Uluslararası Havalimanı’na dört adet F-16 Fighting Falcon savaş uçağı gönderdiğini açıkladı. Ayrıca, iki Yunan Donanması firkateyninin de bölgede konuşlandırılacağı doğrulandı. Şu ana kadar doğrudan hedef alan bir saldırı gerçekleşmedi; tehdit daha çok Birleşik Krallık’ın egemen üs bölgelerine yönelmiş görünmektedir. Ancak, kullanılan mühimmatın Kıbrıs topraklarına ulaşma riski açık biçimde varlığını korumaktadır.
Çokuluslu takviyeler, Akdeniz'deki dengelerin geleceği açısından tartışmalara neden olabilir.
FİİLİ DURUM RİSKİ
Doğu Akdeniz'de İran nedeniyle artan askeri hareketliliği değerlendiren siyaset bilimci Doç. Dr. Deniz Tansi, Kıbrıs meselesinde, özellikle Yunanistan, İngiltere ve Fransa’nın bölgede varlığını artırmasının “oldu bitti” yaratma riskini beraberinde getirdiğini belirtti. ABD ise vatandaşlarını Kuzey Kıbrıs’a geçiş yapmamaları konusunda uyarıyor; bu durum, akıl almaz bir paradoksu ortaya koyuyor. Tüm bu gelişmelere rağmen Kıbrıs’taki statüko hâlâ sürüyor. Asıl büyük sorun ise İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetleri. İsrail’in kurduğu üsler, adanın stratejik önemini açıkça ortaya koyuyor. Eğer Kıbrıs’ta bir federasyon olsaydı, Girne ve Karpaz bölgelerinde İsrail üsleri görülebilirdi. Bu durum, meselenin sadece yerel bir kriz olmadığını, iki devletli çözümün aynı zamanda bölgesel bir beka meselesi olduğunu gözler önüne seriyor.




