Eğer bu gerçekleşirse, bu durum küresel bir savaşın başlangıcı olabilir.

Bazı gözlemcilerin sorduğu soru şu: İran, kendisinden çok daha güçlü iki askeri güç tarafından saldırı altındayken ve müttefiklerinden destek alamıyorken neden NATO ve AB ülkelerinin müdahalesini tetikleyecek hamleler yapsın? Bu soruya yanıt aranmaya devam ederken Tahran’dan gelen resmi açıklamalar farklı bir perspektif ortaya koyuyor: İran’a göre bu saldırıların bir kısmı İran ordusu tarafından yapılmadı ve bu işlerin arkasında İsrail var.

Türkiye’deki füze ve NATO müdahalesi ihtimali

Türkiye semalarında yaşanan olay en endişe verici gelişme olarak görüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye, NATO’nun ikinci büyük askeri gücü. Bu ülkeye yönelik bir saldırı, NATO’nun kolektif savunma maddelerini tetikleyebilir ve 32 ülkeyi savaşa sokabilir. Bu senaryo şu an için uzak görünüyor çünkü füze savunma sistemleri tarafından engellendi. Ancak olayın ardından Brüksel’in Evere bölgesindeki NATO karargâhında toplantı çağrısı yapıldı. İran’ın Türkiye’yi hedef alarak NATO’nun daha geniş bir şekilde savaşa dahil olmasını istemesinin mantığı pek net değil. Bu nedenle İran, Körfez ülkelerine yönelik saldırıları üstlenmiş olsa da Türkiye’ye yönelik saldırıyı özellikle reddetti. İran Genelkurmayı şu açıklamayı yaptı: "Türk topraklarına yönelik bir füze fırlatılmamıştır. Komşumuz Türkiye’nin egemenliğine saygı duyuyoruz."

Uluslararası tepkilere yol açan son olay

Uluslararası tepkilere yol açan son olay ise Azerbaycan’a yapılan drone saldırıları oldu. Bu saldırılar nedeniyle ülke hava sahasının bir bölümü 12 saat boyunca kapatıldı. İran Silahlı Kuvvetleri yine saldırıyı reddetti ve suçlamayı İsrail'e yöneltti. İran Genelkurmayı açıklamasında şunları söyledi: "İran İslam Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne drone saldırısı düzenlediği iddialarını reddetmektedir." Açıklamada İsrail’in amacı olarak şu ifade edildi: "Siyonist rejim, Müslüman ülkeler arasındaki ilişkileri bozmak için bu tür provokasyonlara başvuruyor."

Umman’daki petrol tankeri

Gözlemcileri şaşırtan bir başka olay ise Umman limanında demirli bir petrol tankerine yapılan saldırı oldu. Oman, Ortadoğu’nun “İsviçresi” olarak görülür ve tarihsel olarak tarafsız bir ülke olarak bilinir. Muskat yönetimi savaş öncesinde taraflar arasında arabulucu rolü üstlenmişti. İran bu saldırıyı da reddetti: "Umman dost ve komşu bir ülkedir. İran silahlı kuvvetlerinin Umman topraklarına veya limanlarına herhangi bir askeri saldırı düzenlediği iddiasını reddediyoruz."

Güney Kıbrıs’taki dron ve Beyrut bağlantısı

Daha karmaşık görünen bir diğer olay ise Güney Kıbrıs’ta bir İngiliz askeri üssünü hedef alan Shahed drone saldırısı. Bu drone, İran’ın ünlü insansız hava araçları arasından bir model. Hatta Vladimir Putin yönetimindeki Rusya da Ukrayna savaşında bu dronları yoğun şekilde kullanıyor. Ancak asıl soru, drone’un nereden fırlatıldığı. Güney Kıbrıs yetkililerine göre drone Beyrut’tan havalandı. Bu durumda birkaç olasılık ortaya çıkıyor: İran’ın Lübnan’daki varlığı üzerinden düzenlenen bir saldırı (orada İran Devrim Muhafızları ve Hezbollah üyeleri bulunuyor). İsrail ile savaş halinde olan ve İran’a yönelik saldırı sonrası yeniden harekete geçen Hizbullah’ın saldırıyı gerçekleştirmiş olması. Daha düşük ihtimalle İsrail istihbaratının İran yapımı bir drone ile sahte bir saldırı düzenlemesi. Son ihtimal daha da zayıf görünüyor çünkü bu olay için Tahran’dan herhangi bir yalanlama gelmedi.

Tel Aviv’de siren sesleri yükseliyor, İran İsrail'e yeni füze attı!