Dario Amodei, yapay zekanın iş dünyasında birçok pozisyonu ele geçireceğine dair uyarısını yineledi. Amodei, hukuk, danışmanlık, finans ve idari alanlarda yapılan bazı işlerin görünüşte farklı olsalar da benzer formatlar içerdiğini belirtti. AI sistemlerinin bu görevleri kısa sürede üstleneceğini ifade eden Amodei, "Belge incelemek gibi işler son derece tekrar eden, fakat her seferinde farklı içerikler barındıran görevlerdir. Yapay zekanın çok iyi olduğu bir alan" dedi. Şirketlerin maliyetleri azaltmak adına hızla otomasyona geçiş yapacağını da vurguladı.
Amodei, daha önce de yapay zekanın 5 yıl içinde giriş seviyesi beyaz yaka pozisyonların yarısını alabileceğini belirtmişti. Hükümetlerin bu tehlikeyi küçümsediğini ve artan işsizlik riskini görmezden geldiğini söyledi. Bu kaygılar yalnızca Amodei ile sınırlı değil. Yapay zekanın babası olarak anılan Geoffrey Hinton, şirketlerin AI sayesinde daha kârlı hale geleceğini ama bunun işçiler için kitlesel işsizlik anlamına geleceğini belirtti. Hinton, sorunun doğrudan AI’dan değil, mevcut ekonomik sistemden kaynaklandığını ifade etti.
Louisville Üniversitesi’nden bilgisayar bilimci Roman Yampolskiy de benzer bir uyarıda bulunarak, 2030’a kadar işlerin %99’unun otomasyona geçebileceğini öne sürdü. Yampolskiy, yalnızca rutin işler değil, kodlama ve prompt mühendisliği gibi bugünün yükselen mesleklerinin bile risk altında olduğunu vurguladı. Bu açıklamalar, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkilerinin hızla yaklaşmakta olduğunu ve ciddi sosyo-ekonomik sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı.





