İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, 25 Mayıs'ta Madrid'de 20 ülkenin dışişleri bakanlığı temsilcilerinin katıldığı Gazze konulu toplantının açılışında yaptığı konuşmada İsrail'e silah ambargosu çağrısında bulundu. Albares, "Gazze'yi uçsuz bucaksız bir mezarlığa çevirmek istemiyorsak, askeri bir amacı olmayan anlamsız bir savaşa tanıklık ediyoruz" dedi. Gazze'deki savaşı "insanlığın açık yarası" olarak nitelendiren Albares, bunu durdurmak için tüm ülkelerin İsrail'e silah ambargosu uygulaması gerektiğini belirtti. İspanya Dışişleri Bakanı, Filistin topraklarında iki devletli çözüm çağrısını yineledi. Bakan, savaş devam ederse, AB-İsrail ortaklık anlaşmasının "derhal askıya alınması" gerektiğini ve bütün ülkelerin yaptırım uyguladığı kişiler listesini gözden geçirmesi gerektiğini savundu.
Filistin topraklarında iki devletli çözüme destek veren Arap ve Avrupalı 20 devletin katıldığı toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Yardımcısı Nuh Yılmaz temsil etti.
AB ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması taraflar arasında siyasi diyalog çerçevesinden ticarete kadar ilişkileri geniş yelpazede düzenleyen bir içeriğe sahiptir. Anlaşmanın ikinci maddesi, ilişkilerin "insan haklarına ve demokratik ilkelere saygı temelinde olacağı" ifadesini vurgulamaktadır. Hollanda, bu maddenin İsrail tarafından ihlal edilip edilmediğinin tespiti için girişimde bulundu.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Gazze'deki durumu "felaket" olarak nitelendirdi. Kallas, "İsrail'in girmesine izin verdiği yardım elbette memnuniyetle karşılanıyor ancak bu okyanusta bir damla. Yardımlar herhangi bir engelleme olmaksızın ve büyük ölçekte derhal akmalıdır çünkü ihtiyaç duyulan şey budur" dedi.
Brüksel'de şu aşamada kimse bir sonraki adım konusunda fazla yorum yapmak istemiyor. Öncelikli hedefin, "İsrail'e şu anki şekilde devam edemeyeceği yönünde siyasi bir mesaj göndermek" olduğu sıkça tekrarlanan bir yorum olarak öne çıkıyor. Gözden geçirme otomatik olarak anlaşmanın askıya alınması sonucunu doğurmuyor. Bir sonraki adımın şekillenmesinde İsrail'in anlaşmanın ikinci maddesini ihlal edip etmediğine ilişkin karar belirleyici olacaktır.




