Prof. Dr. Yahya Amir Hagi Ibrahim, RAAD Barış Araştırmaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Mogadişu'daki Somaville Üniversitesi Yönetim Kurulu Üyesi olarak, İsrail'in Somaliland'i tanıma kararını ve Türkiye'nin bölgedeki kalkınma adımlarını ele alıyor.

Kızıldeniz ve Aden Körfezi, son günlerde yeniden bir gerilim noktası haline geldi. Bu gelişmeler, mevcut dengeleri bozabilecek tehlikeli bir gerilim ve uluslararası yatırımların hedef alınabileceği anlamına geliyor. İsrail, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne erişimi stratejisinin merkezine alırken, Türkiye de enerji, altyapı ve uzay teknolojisi gibi alanlarda projelerle Somali'deki varlığını güçlendiriyor. Bu bağlamda, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un Türkiye'ye kritik bir ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.

Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının ardından, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde İsrail'i hedef alan saldırılar düzenlemeye başladı. Öte yandan, Aralık 2025'te İsrail'in Somaliland'i bağımsız bir devlet olarak tanıması, diplomatik dengeleri değiştirdi. Bu durum, Türkiye, Somali, Mısır ve diğer ülkelerden sert tepkilere yol açtı.

Türkiye son on yılda Somali ile derin bir ortaklık kurarak kendisini bu ülkenin önemli bir güvenlik ve ekonomik ortağı konumuna getirdi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Somali açıklarında hidrokarbon arama faaliyetlerine başlamayı planlıyor. Ayrıca, Türkiye, Somali'de bir uzay fırlatma tesisi kurmayı amaçlıyor ve bu proje, Türkiye'nin havacılık ve uzay kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Türkiye'nin Somali'deki varlığı, güvenlik ve kapasite geliştirme alanına da uzanıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, Somali güçlerine eğitim veriyor ve Türk hükümeti, deniz güvenliği işbirliği gibi projelerle bölgesel istikrarı artırmaya çalışıyor. Türkiye'nin Somali politikasının merkezinde, ülkenin kapasitesini güçlendirmek ve ekonomik çıkarları büyütmek yatıyor.