İsrail medyası, İran savaşına büyük ölçüde Gazze savaşındaki tutumuyla yaklaştı. Vatanseverlik, ulusal birliğe vurgu, ordunun iddialarının pek sorgulanmaması ve siviller üzerindeki etkisinin ele alınmaması öne çıktı.

Başbakan Binyamin Netanyahu'ya desteğiyle bilinen Kanal 14'ün akşam programı "Vatanseverler"in 24 Mart'taki başlangıcında, patlamalar ve hava saldırılarından oluşan bir montajlanmış bir video yayınlandı. Videoda militarist bir müzik eşliğinde, hem Netanyahu hem de Donald Trump'ın zaferle açıklamaları yer aldı. İsrail bayrağının yanında "Kazanacağız" ve "Tanrı'nın yardımıyla" gibi sloganlar yer aldı.

Bu montajın farklı varyasyonları her gece tekrarlanıyor ve "İsrail'in Fox News televizyonu" diye tanımlanan Kanal 14'ün yayınları, İran savaşının üzerinden bir aydan fazla süre geçerken medyadaki genel tutumu yansıtıyor. Gazze savaşındaki haberlerde de bu tür yayınlar söz konusuydu.

Kanal 14, Gazze'deki "Tanrı'nın yardımıyla tam zafer" sloganlarını yeniden kullanırken, ana akım kanallar daha yumuşak tonda bir dil kullandı. Kanal 12 Gazze'deki "Birlikte kazanacağız" sloganının yumuşatılmış bir versiyonu olarak bu savaşta "Daima birlikte" sloganına yer veriyor. Kanaldaki programların katılımcıları antik Yahuda kabilesine atıfla Yahuda Aslanı sembolü bulunan rozetler takıyorlar. Bu aynı zamanda İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının adı olan "Kükreyen Aslan Operasyonu"na bir gönderme.

İsrail medyası, Netanyahu'nun İran'ın varoluşsal bir tehdit oluşturduğu yönündeki iddialarına sürekli yer veriyor. İran, bölgesel güçleri yöneten ve finanse eden "yılanın başı" veya "ahtapotun başı" olarak nitelendiriliyor. İran'ın "durdurulması gerektiği" yoksa İsrail'in yok olacağı mesajı, ülkenin bilincine yavaş yavaş yerleşti. "Nükleer tehdit" ve "bomba yarışı" gibi ifadeler İsrail'deki manşetlerde sıkça yer alıyor.

İran savaşına dair haberlerin önemli bir özelliği de İsrail'e isabet eden füzeler ve ülkedeki hasarın sıkı bir şekilde sansürlenmesi oldu. İsrail medyası, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının oluşturduğu hasarı haber yapmaktan gönüllü olarak kaçınırken, sıkı sansür İran füzelerinin ülkede yol açtığı hasarın gösterilmesini de engelliyor.

Birlik ve muhalefet İsrail'de savaşa ezici bir kamuoyu desteği var. İsrail Demokrasi Enstitüsü, ilk günlerde halkın %93'ünün saldırıları desteklediğini, bu oranın iki hafta sonra da değişmediğini tespit etti. Sol görüşlü Haaretz gazetesinin olağan eleştirileri bir yana, medyada savaşa muhalif yayın pek olmadı. Saygın araştırmacı gazeteci Ilana Dayan, Kanal 12 haberlerinde, füze saldırısında hayatını kaybeden yaşlı bir çifti konu alan bir çıkış yaptı.

İsrail medyası halkı bayrağın etrafında birleştirme rolünü üstleniyor, resmi açıklamalar çok az sorgulanıyor. Hem İran hem de İsrail'deki hasarın boyutları kısıtlı bir şekilde gösteriliyor. Bu ortamdaki dezenformasyon da varoluşsal tehlike ve kesin bir zafer anlatısına destek veriyor.