İstanbul, son günlerde genellikle okyanus kıyılarında rastlanan türden şiddetli bir fırtına ve sağanak yağışıla büyük bir afet yaşadı. Metrekareye 242 kilogram gibi rekor seviyede yağışın düştüğü kentte, son 80 yılın en yoğun su baskınları ve sel felaketi yaşandı. Hayatı felç eden bu hava olayının zamanlaması ve şiddeti uzmanlar tarafından küresel iklim dinamiklerindeki bozulmaya işaret olarak yorumlanıyor.

İstanbul'da metrekareye 242 kilogram gibi rekor seviyede yağış düştü

Pasifik'ten gelen tehlike: Süper El Nino

Tüm dünyayı etkileyen ve Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey sularının normalden 6 derece daha fazla ısınmasıyla ortaya çıkan Süper El Nino, bu olağandışı yağışın sebepleri arasında önemli bir yer tutuyor. Okyanus tabanında büyük bir enerji birikmesine yol açan bu durum, atmosfere salınan yüksek ısı ve nemle birlikte küresel rüzgar yönlerini değiştiriyor. On binlerce kilometre ötede başlayan bu ısınma, Akdeniz Havzası'ndaki fırtına rotalarını doğrudan Türkiye üzerine yönlendirdi.

Marmara Denizi ve Balkanlar çarpışması

Küresel etkilerin yanı sıra yerel faktörler de fırtınanın şiddetini artırdı. Ekim ayında soğuması beklenen Marmara Denizi'nin mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıkta seyretmesi, atmosferde yoğun bir nem birikimine neden oldu. Balkanlar üzerinden gelen serin hava dalgası, İstanbul üzerindeki bu aşırı nemli ve sıcak kütleyle karşılaşınca, bulutların taşıdığı devasa su miktarı aniden kentin üzerine yağdı.

Kentte ağır bilanço ve hayati uyarılar

Şiddetli sağanak, İstanbul'da hastanelerden alışveriş merkezlerine, metro istasyonlarından alt geçitlere kadar birçok noktayı sular altında bıraktı. İstanbul Havalimanı'na iniş yapamayan uçaklar çevre illere yönlendirilirken, itfaiye ekiplerine iki bini aşkın yardım çağrısı ulaştı. Fatih ilçesinde su birikintisindeki elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi ise olayın en acı yüzü oldu. Mevcut iklim koşulları nedeniyle bu kış kar yağışının az, ani sel taşkınlarının ise sık görüleceği tahmin ediliyor. Sadece 30 santimetrelik akan suyun bir insanı, 60 santimetrelik suyun ise iki tonluk bir aracı sürükleyebileceği gerçeği göz önüne alındığında, vatandaşların her zamankinden daha dikkatli olması gerekiyor.