Marmara Denizi'ndeki 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından İstanbul'daki deprem büyük depremin habercisi mi merak ediliyor. İstanbul ve çevresinde yoğun bir şekilde hissedilen depremin fay hattına etkisi tartışma konusu oldu. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise bugün yaşanan depremde kırılan fayın, 1894 İstanbul Depremi'nde kırılmayan fay olduğunu belirtti. Yer bilimci Profesör Naci Görür ise bu depremlerin fayın biriktirdiği stresi arttırdığını söyledi.

İstanbul'daki deprem büyük depremin habercisi mi? Bu sorunun yanıtı dün yaşanan İstanbul depreminin ardından araştırılıyor. Kimi uzman 6,2'lik bir depremin İstanbul'daki riskli fayın enerjisini boşaltmaya yetmeyeceği yorumunu yaparken kimisi bu fayın enerjiyi boşalttığını söylüyor. Sarsıntının beklenen İstanbul depremi olup olmadığı da tartışılıyor.

Prof. Dr. Görür: Daha büyüğü gelecek!
Prof. Dr. Üşümezsoy: Stres boşaldı!

Marmara'yı sarsan 6.2'lik deprem, İstanbulluların beklediği o büyük deprem miydi? Yer bilimci Profesör Naci Görür, "Bunlar Marmara'da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7'nin üzerinde olacak" dedi. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise bugün yaşanan depremde kırılan fayın, 1894 İstanbul Depremi'nde kırılmayan fay olduğunu belirtti. İstanbul'da büyük bir deprem beklemediğini söyleyen Üşümezsoy, stresin boşaldığını sözlerine ekledi.

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul ve çevre illerde hissedilen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından Habertürk'e açıklamada bulundu. Deprem dirençli kent sorununun kentsel dönüşümle çözülemeyeceğini belirten Görür, "Daha büyük deprem gelecek" dedi. Görür şöyle konuştu: "Yıllardır dikkat edin diyorum.. Bu konu kimsenin unutacağı, görmezden geleceği bir konu değil. Deprem dirençli kentler yapmak kentsel dönüşümle olmaz. Planlı programlı bir amaç koyarak olur. Bu işi 10-15 yılda çözmek çok kolay. Şimdiden başlamazsanız, bakın tekrar uyarıyorum. Daha büyüğü gelecek. Bugün gitti zaten; yarınlarımızı kurtaralım."

Prof. Dr. Görür sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise şunları söyledi: "İstanbul’da Marmara Denizi'nde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak."

Kentsel dönüşüm, depreme hazırlık değildir.

Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise bugün yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depremde kırılan fayın, 1894 İstanbul Depremi'nde kırılmayan fay olduğunu belirtti. İstanbul'da büyük bir deprem beklemediğini söyleyen Üşümezsoy, stresin boşaldığını sözlerine ekledi. Üşümezsoy, "Bu fay kırılmayan bölgedeki fay hattıydı. Başka bir deprem riski yok. Bu oldu ve bitti diyebiliriz" dedi.

Fay hattının kırılması, yer kabuğunda ani bir enerji boşalmasına neden olur. Bu boşalma sarsıntı şeklinde hissedilir ve depreme yol açar. Kırılma anı ve kırılan fayın uzunluğu, depremin büyüklüğünü belirler. Kırılma ne kadar büyük ve derin olursa, deprem de o kadar şiddetli olur.

  1. Kırılma yer kabuğunun üst katmanlarına kadar ulaşırsa, yüzeyde ciddi sarsıntılar yaşanır.
  2. Binalar, köprüler ve altyapılar zarar görebilir.
  3. Özellikle yerleşim yerlerine yakın faylar kırıldığında can kaybı riski artar.
  4. Ana depremin ardından, kırılmanın devamı niteliğinde artçı depremler meydana gelir.
  5. Kırılma deniz altında gerçekleşirse tsunami oluşabilir. Karasal alanlarda ise heyelan gibi ikincil afetler tetiklenebilir.