Solipsist bir psikiyatrik tanı değil; ancak bugün uluslararası kamuoyunu endişelendiren bazı siyasal lider davranışlarını anlamaya yardımcı olan klinik bir yorum anahtarıdır.

Geniş kitlelerce pek bilinmese de, uzman çevrelerde narsistik kişilik bozukluğu olasılığıyla birlikte sıkça tartışılıyor. İtalyan Nöropsikofarmakoloji Derneği’nin (SINPF) 27. Kongresi’nde konuşan eş başkan Claudio Mencacci, “Solipsist, kendisini kendi dünyasında tek referans noktası hâline getiren kişidir. Narsistten farklı olarak başkalarını etkilemeye ya da memnun etmeye çalışmaz; çünkü diğerlerinin bağımsız özneler olarak varlığını bile tanımakta zorlanır. Dış dünya onun için anlamını ve gerçekliğini yitirir.” yorumunda bulundu.

Mencacci, psikiyatride doğrudan değerlendirilmemiş bir kişiye tanı koymanın mümkün olmadığını özellikle vurguladı. Ancak şunu da ekledi: “Bilimsel literatürde uluslararası düzeyde yoğun biçimde tartışılan davranış modelleri hakkında konuşmak meşrudur.”

Bu davranış modeli — yani patolojik olmayan solipsizm — şu özelliklerin yorumlanmasına yardımcı olur:

  • Kurallara uymakta zorlanma
  • Sosyal normları küçümseme
  • Yalan söyleme eğilimi
  • Sinirlilik ve tahammülsüzlük
  • Empati ve pişmanlık eksikliği.

“Bu özellikler, sınırsız bir güç kullanımında gözlemlendiğinde, özel hayata kıyasla çok daha ağır sonuçlar doğurur,” diyen Mencacci, tartışmaya bir boyut daha ekledi: Disinhibisyon ve dürtü kontrolünün zayıflaması.

“Birçok Amerikalı ve İngiliz meslektaşımız, filtrelerin yokluğunun frontal lob işlev bozukluğuna işaret edebileceğini dile getirdi. İleri yaşlarda bu sinyaller bazen organik kökenli olası bir bilişsel yetersizlikle ilişkilendiriliyor; ancak bunun yalnızca teorik bir varsayım olduğunu tekrar vurgulamak isterim.”

Mencacci’ye göre mesele medyatik merak değil, toplum sağlığı: “Bireysel özellik gibi görünen nitelikler, küresel etkileri olan kararları etkilediğinde bir soruna dönüşür. Tarih, büyük liderlere dair psikiyatrik değerlendirmelerin çoğu zaman ancak sonradan, bazen de dramatik sonuçlardan sonra yapıldığını gösteriyor. Bu nedenle bugün sinyalleri doğru okumak, ama bunu basitleştirmeden yapmak son derece önemlidir.