Brüksel'de 12 yıldır yaşayan 35 yaşındaki İtalyan şef Lucas Clemente, Müslüman olma yolculuğunu AA muhabirine anlattı. İtalya'nın Milano kentinde doğduğunu, eğitimini turizm üzerine tamamladığını ve aldığı iş teklifi ile Brüksel'e yerleştiğini belirten Clemente, "Bir arkadaşımdan barmen olarak çalışmak üzere teklif aldım. Brüksel'in nerede olduğunu bile tam olarak bilmiyordum. Bir İtalyan restoranında barmen olarak çalışmaya başladım. Başka bir ülkeye göç eden İtalyanlar için klasik bir hikaye. Hiç Fransızca bilmiyordum, kimseyi tanımıyordum." dedi.

Konakladığı otelde Fas asıllı resepsiyonistle din üzerine sohbet ettiklerini ifade eden Clemente, "O zamanlar Allah'a inanmıyordum. Hayatım boyunca iyi eğitim verdikleri için Hristiyan okullarına gittim. Ailem de dindar değildi. Arkadaşımla din üzerine ettiğimiz sohbetlerde o Allah'ın varlığını, ben ise yokluğunu ispatlamaya çalışmak üzere iddiaya girdik. Araştırmamı yaptım. Allah'ın var olmadığına dair kendimce bulduğum kanıtların çok zayıf olduğunu idrak ettim. Onun argümanları ise çok güçlüydü. Yeniden araştırmaya başladım ve Allah'ın varlığına dair çok fazla güçlü kanıt olduğunu gördüm. Bir ateist için akıl almaz bir şeydi. Daha iyi araştırmalıyım dedim ve yeniden okuyunca bizi yaratan bir gücün olduğu sonucuna vardım."

Clemente, "Kur’an-ı Kerim'de ilk etapta beni en çok etkileyen bilimsel anlatımlar olmuştu. Embriyodan dahi söz ediliyordu." dedi. İslam'ı araştırdığında ise çok daha kuvvetli kanıtlarla karşılaştığını dile getirdi. Clemente, "İslam'ın sadece bilimsel yönü değil, İslam'ı benimsemiş toplumların karakterinden de etkilendim. Günlük yaşamda daha cömertler, dost canlısı, empati sahibi insanlar." değerlendirmesinde bulundu.

Müslüman olma yolculuğunda unutamadığı anlar olduğunu dile getiren Clemente, "Duygusal olarak, bir imamın söylediği sözün büyük etkisinde kalmıştım. 'Kolundaki saatin yoktan var olduğunu düşünür müsün? Hayır. İnsanın nasıl yoktan var olduğunu düşünebilirsin?' demişti. Evet, bu nasıl olabilirdi? Bu bir tesadüf olamazdı. Bizi böyle mükemmel şekilde bir yaratan vardı." ifadelerini kullandı.

Bir ateist olarak İslam'a ilk yaklaşımının çok şüpheci olduğunu belirten Clemente, "Aklımla başladı, ruhsal uyanışa dönüştü. Çocukken mevcut olan 'fıtrat' denilen doğamızı yaş aldıkça kaybediyoruz. İslam'ı günlük hayatta uyguladıkça; dua ettikçe, namaz kıldıkça farkı hissetmeye başladım. Müslüman olduğum gün kalbimde bir şey hissettim. Bunu açıklayamam. Bu ancak hissedilen bir şey." dedi.

Clemente, Müslüman olduktan sonra hayatının tüm alanlarında olumlu gelişmeler yaşandığını vurgulayarak, "İnanmadığım dönemde para kaybetmekten çok korktuğumu hatırlıyorum. İman ettikten sonra kazandığım ahlaki, fiziki, ruhsal güç sayesinde her şeyin Allah'tan geldiği bilincine varınca korku kalmıyor. Denersin, olmazsa başka bir şey denersin. Allah ne istersen verir. Bu hissettiğin iç huzurun eseri." tespitinde bulundu.

Clemente, ruhsal bunalımda ve arayışta olan gençlere hitap ederek, "İslam, tüm dertlerinin çaresi. Daha iyi bir hayat yaşamalarının yolu. İçsel boyutunu anlatmak zor. Ancak mantıkla kavranabilen şeyleri anlatabilirim. İslam'ı uygulamak insana güç, odak ve hedef sağlıyor." dedi. Clemente, kendisiyle aynı yolu seçen çocukluk arkadaşıyla tesadüfen karşılaşmasına dair anısını da paylaştı. Brüksel'de bir camiden çıktığında tanıdık bir yüz gördüğünü ve bu kişinin İtalya'daki arkadaşına benzediğini belirtti.

Son olarak, Clemente'nin Brüksel'in Schaerbeek ilçesindeki Fatih Camisi'nde cemaatle Türkçe bayramlaşması dikkat çekti. Fatih Cami imamı Adil Karakuş, Clemente'nin Müslüman olmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "İhtida eden kardeşlerimizin sayısının artmasını çok arzu ediyoruz. Allah kendisinden razı olsun ve devamı gelsin inşallah." ifadelerini kullandı.