BirGün EGE

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 7 Ekim’de AKP’ye katılması, kentte protestoları beraberinde getirdi. CHP’nin adayı olarak seçilen Tugay’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AKP rozeti takılarak partiye kabul edilmesine karşı yurttaşlar meydanlara çıktı. Sendikalar, meslek örgütleri, siyasi partiler ve sanatçılar ise art arda açıklamalar yaparak karara tepki gösterdi. Tepkiler, parti değişikliği resmileşmeden önce başladı. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin 5 Ekim’de düzenlediği yürüyüşe polis izin vermedi. TMMOB, İzmir Barosu, KESK ve İzmir Tabip Odası’nın da aralarında bulunduğu kurumların katıldığı eylemde, belediye başkanlarının siyasi transferlerle parti değiştirmesi protesto edildi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamada, sandıkta kazanılamayan belediyelerin sonradan gerçekleşen parti değişiklikleriyle yönetim değiştirmesine karşı çıkıldı. Seçmen iradesinin siyasi pazarlıklara konu edilemeyeceği vurgulandı.

İSTİFA SESLERİ

Tugay’ın AKP’ye katıldığı 7 Ekim’de protestolar büyüdü. YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı önünde toplanan yurttaşlara SOL Parti, EMEP ve Halkevleri de destek verdi. Cumhuriyet Meydanı ve çevresi polis bariyerleriyle kapatıldı. Göstericiler, Tugay’ın fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde "Siyasi mefta" yazan sembolik bir tabut taşıdı. Alanda "Cemil istifa" sloganları yükseldi. Büyükşehir Belediyesi binasına yürümek isteyen kitlenin önü polis barikatlarıyla kesildi. Yürüyüş sırasında polisle protestocular arasında gerginlik yaşandı. YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, yaptığı konuşmada Tugay’ın belediye başkanlığı görevinden ayrılması gerektiğini savundu. Güç, İzmir’de sandıkta ortaya çıkan tercihin siyasi transferle değiştirilemeyeceğini belirterek protestoların devam edeceğini söyledi.

GÖREVDEN ÇEKİL

Tugay’ın AKP’ye katılmasına yönelik en dikkat çekici açıklamalardan biri İzmir Barosu’ndan geldi. "Geldikleri Gibi Giderler" başlığıyla açıklama yapan Baro, Tugay’ın kararının yalnızca bireysel bir siyasi tercih olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Baro, yerel seçimlerde verilen yetkinin belirli ilkeler ve kamu yararı doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurgulayarak Tugay’ı görevinden çekilmeye çağırdı. İzmir Tabip Odası da parti değişikliğine tepki gösterdi. Oda, Tugay’ın kararını halkın iradesinin hiçe sayılması olarak değerlendirdi.

BU KENT SAHİPSİZ DEĞİL

SOL Parti İzmir İl Örgütü, yaptığı açıklamada Tugay’ın istifasını istedi. Açıklamada, “Cemil Tugay’a dair söylenecek çok söz var. Fırıldak benzetmesi bile yaşananları anlatmakta hafif kalıyor. Tugay, dün söylediklerinin tam tersine bir pozisyon alırken İzmirlileri de buna ikna edebileceğini düşünüyor. Oysa unuttuğu bir gerçek var: İzmir halkı Cemil Tugay’a değil, mevcut rejime karşı güçlü bir değişim iradesine oy verdi. Bugün sokaklarda yükselen tepki de bu iradenin göstergesidir. Ancak mesele yalnızca Cemil Tugay değildir. Siyasetin, halktan kopuk yönetici elitlerin ve kendi ikbalini önceleyen siyaset esnafının eline bırakılmasıdır. AKP, kurulduğu günden bu yana kayyumlarla, tehditlerle ve çeşitli vaatlerle devam ettirdiği transfer siyasetiyle halk iradesini yok saymaktadır. Bugün yaşananlar da bu anlayışın bir sonucudur” denildi.

Açıklamada şunlar belirtildi: “İzmir’deki öfkenin örgütlü bir değişim gücüne dönüşmesi gerekiyor. Çünkü iktidar, yalnızca seçimlere sıkışmış bir siyaset anlayışıyla değiştirilemez. Meselemiz yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin el değiştirmesi değil, siyasetin yapılış biçiminin de değişmesidir. 1979’da Terzi Fikri’yi Fatsa Belediye Başkanlığına taşıyan yalnızca sandık değildi. Fatsa halkı, mahalle meclislerinde kendi sorunlarını tartışıyor, çözüm üretiyor ve siyasetin doğrudan öznesi oluyordu. Fatsa’da halkın iradesi zaten iktidardı. Bugünün çıkış yolu da buradadır. Halkın siyasetin seyircisi değil, öznesi olduğu; mahallelerden başlayarak örgütlü mücadelenin güçlendiği bir toplumsal hayatı kurmak zorundayız. Bu topraklar çok karanlık günlerden geçti ve her defasında dayanışmayla aydınlığa çıkmasını bildi. Bugün de bu karanlığı parçalayacak olan, yan yana gelen İzmir halkının ve tüm memleketin örgütlü iradesidir. Bu kent sahipsiz değildir.”

EMEP İzmir İl Örgütü ise Tugay’ın AKP’ye geçişinin gündeme gelmesiyle belediye işçilerini ve kentteki emekçileri birlikte mücadele etmeye çağırdı. Parti, belediyelerde yaşanan siyasi geçişleri halk iradesi açısından eleştirdi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Örgütü de Tugay’ın kararına tepki gösterdi. TİP, muhalefet adayı olarak seçilen bir belediye başkanının iktidar partisine katılmasının seçmen iradesini yok saymak anlamına geldiğini savundu.

SANATÇILAR AYRILDI

Tugay’ın kararı yalnızca sokaklarda değil, belediyenin kültür ve sanat kurumlarında da karşılık buldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Danışma Kurulu’nun dokuz üyesi topluca istifa etti. Aralarında Zeynep Altıok Akatlı, Orhan Alkaya ve Tamer Levent’in de bulunduğu kurul üyeleri, ortak açıklamalarında Tugay’ın kararını kabul etmediklerini belirtti. Şehir Tiyatroları’nın bağımsız yapısının korunması gerektiğini vurgulayan sanatçılar, kurum ile seyirciler arasında kurulan güven bağına dikkat çekti. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü de görevinden istifa etti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili ve Meclis Birinci Başkanvekili Zafer Levent Yıldır ise iki görevinden ayrıldığını açıkladı.

TEPKİLER MECLİSTE

Kentteki siyasi gerilim Büyükşehir Belediye Meclisi’ne de yansıdı. 12 Ekim’de yapılması planlanan ekim ayı olağan meclis toplantısı, CHP ve YENİ Parti gruplarının katılmama kararı nedeniyle gerçekleştirilemedi. Toplantıya yalnızca 51 meclis üyesinin katılması üzerine yeterli çoğunluk sağlanamadı. Ancak kentteki tepkiler yalnızca parti değişikliğiyle sınırlı değil. Belediyenin yönetim anlayışı, çalışanların hakları, kamusal alanların geleceği ve seçmenlere karşı siyasi sorumluluk da tartışmanın başlıkları arasında bulunuyor.

İŞÇİLER HAKLARINI ARADI

Kamusal alanlara ilişkin tartışmalar sürerken belediye emekçilerinin sorunları da gündemden düşmüyor. Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesinin ardından 12 Ekim’de yapılması planlanan ilk Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı öncesinde işten çıkarılan belediye çalışanları, taşeron temizlik işçileri ve Kültürpark Platformu üyeleri eylem yaptı. Kültürpark’taki meclis salonunun önüne gelen işçiler, işe iade ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi taleplerini dile getirdi. İşten çıkarılan çalışanlar görevlerine dönmek isterken, taşeron olarak çalışan tuvalet temizlik işçileri çalışma koşullarına ilişkin sorunların çözülmesini istedi. Kültürpark Platformu ise alanın korunmasına yönelik taleplerini yineledi.

PEŞ PEŞE İSTİFALAR

Cemil Tugay’ın AKP’ye katılmasının ardından tepkiler belediyenin yönetim kademelerine de yansıdı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili ve Meclis Birinci Başkanvekili Zafer Levent Yıldır iki görevinden de istifa etti. Yıldır’ın ardından Meclis İkinci Başkanvekili Elvin Sönmez Güler de görevini bıraktı. Her iki isim belediye meclisi üyeliğini sürdürürken Yıldır, İZBETON Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine devam etti. İstifalar belediye şirketlerine de sıçradı. Büyükşehir Meclis Üyesi Saadet Çağlın, İZETAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı, İZENERJİ Yönetim Kurulu Başkanvekilliği ve ÇEŞTAŞ Yönetim Kurulu Üyeliğinden ayrıldı. İZENERJİ Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Uzunoğlu ile Grand Plaza Yönetim Kurulu Başkanvekili Hakan Barçın da istifa etti.

HİKÂYE BÖYLE BİTMEZ

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem başkanı ve tutuklu bulunduğu Buca Kırıklar Cezaevi’nden açıklama yapan Tunç Soyer de Tugay’ın AKP’ye geçişine tepki gösterdi. Soyer, 7 Ekim tarihinde sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında İzmir’in siyasi ve toplumsal kimliğine vurgu yaptı. Tugay’ın İzmir’e daha fazla hizmet getirme gerekçesini de eleştiren Soyer, "İzmir’in hikâyesi böyle bitmez. Dayan güzel İzmir. Hiçbir bahane, hiçbir gerekçe İzmirlinin iradesini yok saymanın sebebi olamaz. Yetki, kaynak, daha çok hizmet iddiaları da asla meşruiyet getirmez. Sihirli değnek hayalleri de kimseyi kandırmaz. Hiçbir bahane, hiçbir gerekçe İzmirlinin iradesini yok saymanın sebebi olamaz" ifadelerini kullandı.

Başkanlık görevinin koşullar ne olursa olsun halka hizmet etme sorumluluğu taşıdığını belirten Soyer, yetki ve kaynak gerekçelerinin parti değişikliğine meşruiyet kazandırmayacağını savundu.

Soyer, açıklamasında haysiyet, vicdan ve siyasi sorumluluk vurgusu yaparak İzmir halkına dayanışma mesajı verdi.

Soyer, "Bu transferle İzmir el değiştirmedi" diyerek İzmir’de partiler üstü bir dayanışmanın ortaya çıktığını belirtti. Kentin siyasi ve toplumsal kimliğinin tek bir belediye başkanının tercihiyle değişmeyeceğini vurguladı.

KOCAOĞLUNDAN TEPKİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni 15 yıl yöneten Aziz Kocaoğlu da Tugay’ın kararına tepki göstererek belediye başkanlığından istifa etmesi çağrısında bulundu. Tugay’ın merkezi iktidarla yakınlaşarak İzmir’e daha fazla hizmet getirileceği yönündeki açıklamalarına da tepki gösteren Kocaoğlu, İzmir seçmeninin siyasi tercihinin hizmet beklentisiyle açıklanamayacağını vurguladı. Kentin yıllardır ortaya koyduğu siyasi tutumun görmezden gelinemeyeceğini belirtti.