Japonya ve Tayland'da erken seçimler. Japonya'da iktidardaki koalisyon için güvenoyu niteliğindeyken Tayland'da uzun süredir devam eden siyasi çalkantının ardından yapılıyor. Japon halkı, Başbakan Sanae Takaichi'nin çağrısıyla yapılan erken seçimde oy kullanmak için kar fırtınasına rağmen sokaklara döküldü. Seçimden koalisyonunun ezici bir zafer kazanması bekleniyor.

Takaichi, geçen Ekim ayında partisinin liderlik yarışını kazandıktan kısa bir süre sonra, halktan yetki almak amacıyla seçim çağrısı yaptı. Bazıları bu hamleyi riskli bir girişim olarak nitelendirdi; zira Liberal Demokrat Parti (LDP) parlamentonun her iki meclisinde de çoğunluğunu kaybetmiş ve Komeito partisiyle on yıllardır süren koalisyonu çökmüştü. Güçlü bir muhalefetin olmaması nedeniyle, Japonya, savaş sonrası tarihinin büyük bir bölümünde LDP liderliğindeki bir koalisyon tarafından yönetildi. Ancak Takaichi göreve gelmeden önce son yolsuzluk skandalları koalisyonun imajını zedeledi.

Hükümetinin destek oranları çoğunlukla %70'in üzerinde seyrediyor. Anketler, LDP'nin Japon İnovasyon Partisi ile mevcut koalisyonunun alt meclisteki 465 sandalyenin 300'ünü kazanabileceğini gösteriyor. Son iki liderinin karıştığı bağış skandalı ve seçim kayıpları nedeniyle LDP zor bir dönem yaşadı. Japon seçmenler, yaşam maliyetlerinin artmasıyla birlikte, LDP'deki son siyasi skandallardan dolayı hayal kırıklığına uğradılar.

Takaichi'nin coşkusu, popülist harcama vaatleri ve milliyetçi söylemi bazı seçmenleri harekete geçirmiş gibi görünüyor. Ancak işletmeler de dahil olmak üzere kendisini eleştirenler, daha fazla harcama yapma vaadinin durgun Japon ekonomisini canlandırabileceğinden şüphe duyuyor. Ülkenin iç borç oranı gelişmiş ülkeler arasında en yüksek seviyelerde. Diğer yandan kar yağışının, özellikle kuzey ve doğu bölgelerde, seçmen katılımını olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Tayland'da ise erken seçimler, meclisin feshedilmesinin ardından düzenleniyor. Seçim, mevcut Başbakan Anutin Charnvirakul liderliğindeki muhafazakar, askeri destekli Bhumjaithai Partisi ile muhalefetteki reformist Halk Partisi arasında bir mücadele olarak görülüyor. Kamuoyu yoklamaları, partilerin hiçbirinin genel çoğunluğu sağlayamayacağını gösteriyor, bu da koalisyon hükümetinin muhtemel olduğu anlamına geliyor. Ayrıca, askeri yönetim tarafından hazırlanan anayasanın yeniden yazılmasına ilişkin bir referandum da yer alıyor.