Tat Gıda Sürdürülebilirlik, Strateji ve İletişim Müdürü Merve Cansın Kaplan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Kaplan, kariyer yolculuğundaki en kritik eşiğin, karar alma mekanizmalarına yaklaştıkça kadın temsilinin belirgin biçimde azaldığını fark ettiği dönem olduğunu söyledi. Türkiye'de organizasyon piramidinin üst katmanlarına çıkıldıkça kadın sayısının düşmesinin hala yapısal bir gerçeklik olduğunu belirten Kaplan, bu tablonun, bireysel çabadan çok kurumsal tasarımın önemini gösterdiğini aktardı.
"Temel problem yalnızca kadınların iş gücüne katılımı değil, stratejik karar süreçlerinde ne ölçüde temsil edildikleridir." diyen Kaplan, çeşitlilik konusunun artık bir sosyal sorumluluk başlığı olmanın yanında kurumsal dayanıklılık ve rekabet avantajı meselesi olduğunu ifade etti. Kadınların çok boyutlu düşünme, detaylara önem verme ve empati temelli liderlik becerilerinin önemli bir değer yarattığını vurguladı.
Kaplan, kadınların kariyer yolculuğunun çoğu zaman toplumsal rollerle paralel ilerlediğine dikkat çekerek, kurumların çalışanı yalnızca "pozisyon" olarak değil, yaşam döngüsü olan bir birey olarak ele alması gerektiğini belirtti. Esnek ve hibrit çalışma modellerinin kalıcı hale gelmesinin, doğum sonrası uyum süreçlerinin sistematik olarak desteklenmesinin ve babalık izninin güçlendirilmesinin yalnızca kadınları değil, tüm organizasyonu dönüştüren adımlar olacağını ifade etti.
Kaplan, gerçek bir kültürel dönüşüm için şeffaflık ve izlenebilirliğin şart olduğunu düşündüğünü belirterek, terfi ve ücretlendirme süreçlerinde net kriterler ve eşit işe eşit ücret ilkesinin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığın performans göstergelerine entegre edildiğinde, konunun stratejik öncelik haline geleceğini söyledi.
Kaplan, şirketlerinde üst düzey kadın yönetici oranının yüzde 44, kadın yönetim kurulu üyesi oranının yüzde 22, kadın çalışan oranının ise yüzde 45 seviyesinde olduğunu belirtti. Önümüzdeki dönemde hem toplam kadın çalışan oranını hem de üst düzey kadın yönetici oranını yüzde 50 seviyesine taşımayı hedeflediklerini duyurdu.
Kaplan, kadın çalışanların gelişim planlarının erken aşamada yapılması, mentörlük ve liderlik gelişim programlarının sunulması, esnek çalışma modelleri ve fırsat eşitliğini gözeten performans sistemlerinin kariyer sürekliliğini güçlendirdiğini aktardı. Genç kadınlara kariyer yolculuğunun uzun bir maraton olduğunu ve tutkularının kendilerini ayakta tutacağını tavsiye etti.
Kaplan, kadınların iş gücüne katılımının yalnızca bireysel bir hak değil, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme konusunu da kapsadığını ifade ederek, "Atılacak her yapısal adım, yalnızca kadınlar için değil, toplumun tamamı için değer üretir." dedi.




