Kahramanmaraş'ta geleneksel taş fırınlarda pişirilen "eli böğründe" yemeği, kuzu eti ile hazırlanıyor. Adını, hazırlık sırasında malzemelerin yan yana konulmasından ve pişerken esnafın elini kaburgasının çevresine koymasından alıyor. Yemeğin temel lezzetini kaburga eti ve kuyruk yağı veriyor. Domates, biber ve sarımsak gibi malzemelerle zenginleştirilen yemek, taş fırında yaklaşık 15 dakika pişirildikten sonra servise hazır hale geliyor. Kahramanmaraş'ta yaygın olarak tüketilen bu yöresel lezzet, özellikle ramazan ayında ilgi görüyor.
Kentte uzun yıllardır "eli böğründe" yemeği yapan işletmeci Alican Börekçi, yemeği geçmişte çarşı esnafının pratik öğle yemeği olarak tükettiğini belirtti. Börekçi, yemeğin günümüzde kentin ve bölgenin sevdiği lezzet haline geldiğini ifade ederek, "Eli böğründe aslında bizim çarşı yemeğimizdir. Çarşıda esnaf yağ tenekesini keser, tenekenin içerisinde et, domates ve biber koyarak bu yemeği hazırlayıp fırına gönderirlerdi. Hem ucuz olması hem de hızlı hazırlanması bu yemeğe ilgiyi artırdı" dedi. Yemeğin az yağlı kaburga etiyle odun ateşinde pişirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Börekçi, "Eli böğründe yemeği kuzu etinden olur, biz burada genellikle koyun eti kullanırız. Yani koyun eti dediğim, tüm gövdede 22-23 kilogramı geçmeyecek etleri kullanırız, biraz yağlı olacak" şeklinde konuştu.
Ramazan ayında yemeğe yoğun talep olduğunu belirten Börekçi, "Sırf bu lezzet için Kahramanmaraş'a geliyorlar. İstanbul, Konya, İzmir gibi şehirlerden yemeği tatmak için gelen misafirlerimiz var. Çevre illerden gelenler de oluyor, buraya gelenler eli böğründe yemeğini daha çok istiyor, daha çok seviyorlar. Ramazanda genellikle müşterilerimiz eli böğründe yemeğini tercih ediyor ve en büyük reklamı müşteri yapıyor" dedi.
Eli böğründe, gastronomi turizmi açısından da kente önemli katkı sağlıyor. İstanbul'dan gelen Hediye Sezen Erşahan, "Ben İstanbulluyum, bu yemeği daha önce hiç bilmiyordum. İlk defa burada tattım, severek yiyorum. Çok beğenerek yiyorum, herkese de tavsiye ediyorum" dedi. Şanlıurfa'dan gelen Mehmet Türkmen ise, yemeğin adını duyduğunda şaşırdığını ancak tattıktan sonra hayran kaldığını belirterek, bu lezzeti çevresindekilere önerdiğini aktardı.



